Biz Olmak
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Seçimleri
11.Dönem Genel Kurulu ve Seçimleri için Çağrı
- Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nde 11.Dönem seçimleri varmış.
- Ne zaman?
- 20 Şubat’ta Genel Kurul, 21 Şubat’ta seçimler. Şenlik var!
- Beni pek ilgilendirmiyor.
- Öyle deme, Oda çok önemli. Başka örgütümüz var mı?
- Şimdiye kadar ne yaptılar da, şimdiden sonra yapacaklar?
- Sen aday ol o zaman.
- Benim başka işim gücüm var, uğraşamam.
- Haklısın. Onların da işleri güçleri var, ama gönüllü uğraşıyorlar.
- Öyle demek istemedim, ama hep aynı insanlar var odada.
- Çağrılarını duymadın mı son Danışma Kurulu için? Önümüzdeki dönemi değerlendirme amaçlıydı, üyelerin yeni yapılanma için görüşlerini ve katkılarını sordular.
- Duydum gitmedim. Şimdiye kadar ne yaptılar benim için de bundan sonra yapacaklar? Oda işe yaramaz.
- Zaten bir avuç insan var orada. Sen de gelirsen daha fazlasını yapabiliriz. Ben bir komisyonda çalıştım. Danışma kurullarına katıldım. Çok şey öğrendim, açıkçası öğrettim de. Sanırım oda kente ilişkin en güncel gelişmeleri takip edebileceğimiz tek yer. Gazete ve televizyonlardan daha fazla haber, bilgi ve tartışma dolanıyor orada.
- Odaya düşman değilim ama şimdiye kadar pek gitmedim. Bundan sonra da nasıl giderim bilemiyorum. Gidip ne yaparım bilmiyorum.
- Çok iş var. Komisyon çalışmaları, kent araştırmaları, çalışma grupları, öğrencilere yönelik atölyeler, işyeri temsilciliği çalışmaları, kurumsal toplantı katılımları, meslek içi eğitimler, temsilciliklerle ilişkiler…
- Kimler adaymış bu sene?
- Şu şu şu.
- Değişmiş biraz.
- Aslında yönetimde süreklilik var. Önemli bir kurumsal altyapı oluştu geçen senelerde. Komisyonların bir kısmı oturmuş durumda. Oda mekanı çalışmak için yeniden düzenlendi. Eğitim seminerleri düzenli hale getirildi. Yönetim kurulları herkese açık şekilde gerçekleşiyor. Şimdi bu altyapıyı kullanarak üretken bir oda olmak için birlikte çalışmalara ağırlık verileceğini söylüyorlar. Biz olmak önemli.
- Biz olmak ne demek?
- Onlar da senin benim gibi Şehir Plancısı. Bir farkımız yok. Yönetime adaylar diye odanın sahibi olmuyorlar ya! Oda senin, benim, bizim. Oda yalnızca yönetimsel bir organ değil. Üyelerden yani “Biz”lerden oluşan bir bütün. Geçen sefer “Şöyle bir çalışma yapalım, şöyle bir komisyon kuralım ben de çalışayım” dedim, hemen gündeme aldılar. Yönetim kurulu üyesi de değildim, biliyorsun.
- Çalıştın mı?
- Benden ve Yönetim Kurulu’ndaki bazı üyelerden başka kimse gelmedi.
- Bu dönem tekrar önerir misin? Ben de gelirim. Önemli ve güncel bir konuymuş. Birlikte çok çalışmak lazım.
- Elbette. Hem tam da senin bilgin, deneyimin ve enerjin gerekiyor. Üstelik koşulları düşününce... Kente yönelik bu kadar saldırı, plansızlık politikası, projecilik mantığı, TOKİ’nin yıkım ve tasfiye stratejisi, keyfi karar almacılık, kent patronluğu, her gün yeni bir imar yolsuzluğu, meslektaşlarımızın çalışma koşulları, meslek odalarına yönelik yıpratma kampanyaları…
- Haklısın. Bakınca, geçtiğimiz dönemde önemli ölçüde başarılı olduklarını söyleyebiliriz. Çok kritik plan ve projelerle karşılaşıldı, mücadele edildi. Aslında, planlama etkisizmiş gibi görünse de gittikçe artan öneme sahip. Toplumsal alanda mücadele etmek için yeni araçlara ihtiyacımız var. Bunun da en önemli olanaklarından biri bir Odamız olması. Ne yapabiliriz acaba?
- Çok iş var. Komisyonları yeniden yapılandıracaklar. Komisyonların yalnızca değerlendirme değil kente yönelik bilgi üretme amacı da olacağını, komisyonların raporlar üreteceğini ve bu raporların kamuoyu ile paylaşılacağını bildirdiler.
- Üreten oda.
- Evet. Bir yandan da çeşitli etkinlikler düzenleyecekler. Ne zamandır yapmak istediğimiz belgesel ve film gösterimlerini gerçekleştirecekler, tartışma alanları yaratacaklar. Arşivleri şimdiden oluşmaya başlamış.
- Fritz Lang’ın Metropolis’ini ve İMECE’nin ‘Göç’ belgeselini de göstersinler.
- O kadarını sen önerirsin artık.
- Olur tabi. Başka ne yapılacak?
- Biliyorsun TMMOB Öğrenci Üye Kurultayı gerçekleşti yakın zamanda. Öğrencilerle de çeşitli çalışmalar tasarlamışlar. Sadece ön üye olmak ve kütüphaneden faydalanmak dışında öğrencilerle kente yönelik araştırmalar yapmaya niyetliler.
- Çok iyi. Ben de öğrenciyken odaya gitmek isterdim ama ne yapacağımı bilemezdim.
- İzmir ve çevresindeki kentsel, toplumsal, doğal, kültürel ve tarihi değerlere sahip çıkmak için mesleki ve toplumsal sorumluluklarını sonuna kadar üstlendiklerini, TMMOB geleneğini sürdüreceklerini, kamu yararından ve planlama biliminin ilkelerinden taviz vermeyeceklerini tekrar ve yüksek sesle söylüyorlar.
- Evet bizim de mümkün oldukça odada olmamız, çalışmalara katılmamız gerekli. Odayı yönetime, yönetimi kendi başına bırakmamalıyız.
- Adaylar şöyle söylüyorlar: “Avluya birlikte çıkalım.”

Twitter
Myspace
StumbleUpon
Furl
Yahoo
Technorati
Googlize this
Facebook