Sistem yöneticisine bu yorumu gönderdiğiniz için teşekkürler.
Lütfen bu kısa formu doldurun ve bildirinizi iletmek için Gönder düğmesine basın.
Yorum için sorular
|
21-03-2008 18:44
|
|||
|
Tebrik
Sevgili Çare, bu topraklara bu kadar çok değer veren ve bu denli sahiplenen Malakanlar için yaptığın araştırma ve paylaşımından dolayı seni tebrik ediyorum ve sorularının aynısı ben de sormak istiyorum.
Yaşanılan topraklara bu denli bağlı olmak, sürekli üretmek, üretileni ve bilgi birikimini hiçbir çıkar gözetmeden herkesle paylaşmak, sınıfsal farkları olmadan herkese aynı gözle bakmak ve aynı hoşgörü ile yaklaşmak, kimseye zarar vermeden kendi süzgeçlerinden geçirdikleri yalın ibadetlerini yaşamak... Kötü olan hangisidir? Hangi davranışları Tanrı ile kendi aralarında yaşadıkları yalın inanca kilisenin baskısını gerektirir? Hangi davranışları içlerinde barındırdıkları insanlığın yanında kendilerine özgü yaşam şekillerine Çar 'ın dayatmalarını gerektirir? Hangi davranışları inançları gereği geçmişten beri savaşa ve silaha kesin bir biçimde karşı duruşlarının kullanılarak Türkiyeyi terk etmeleri için Kazım Karabekir 'in askerliği zorunlu kılmasını gerektirir? Yaşanılanlar karşısında bu sorulara kim cevaplayabilir? Dediğin gibi yaşadıkları ve daha adil bir şekilde yaşamak için göç ettikleri topraklara kattıkları karşısında kanunlar mı , kutsal kitaplar mı ya da vicdanlar mı cevap verebilecek ve adaleti sağladıklarını söyleyebilecekler? İnsan eli değmemiş ve değmeyecek olan eşit kollu bir terazi olamayacak mı hiç? Çalışkanlık, doğruluk, dürüstlük, paylaşımcılık, üretkenlik, hoşgörü, eşitlik gibi önemli insanlık özelliklerini örnek almak, korumak, yaymak ve alkışlamak yerine neden inanç, yaşam şekili gibi kişiye özgü olan farklılıklara takılıyor ve tüm güzellikleri hiçe sayıyoruz? Teraziye koyulması gereken insanlık değil midir? Biz bunu ne zaman başarabileceğiz? Kayıtlı
|
|||
![]() |










