Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

3- Kentsel Politika Oluşturmada Fransa Örneği

Fransa’da çağdaş kentin biçimlenmesinde,1950-1980 yılları arasında, kente uygulanan kamu politikaları önemli rol oynamış ve ilk dönem kararları Fransa kentsel politikalarının temel başlangıcı olarak kabul edilmiştir. O dönemlerde, yaşlı ve çoğunluğu köylü nüfusa sahip ve tüm ekonomik kapasitesi ile hızlı bir modernizasyon çabası içinde bulunan Fransa’da politikacılar, ilk başta sanayileşme ve konut krizi ile ilgilenmişler, konut yetersizliği karşısında, daha çok konut üretmek hedefinde konut politikaları oluşturmuşlardır. Bakanlıklar da etkili uygulama yolları ve araçları yaratmışlardır. Ama bu dönemde; konuttan, inşaat teknolojisinden ve şehircilikten söz edildiği halde, politik olarak “ kent” doğrudan politikacıların ilgi alanında olmamış, politik ortamda tartışılmamıştır. Buna karşın meslekî ortamda, Le Corbusier - Auguste Perret - Pierre Dalloz ve diğerleri gibi, mimarlar, plancılar Kent üzerinde durarak yeni fikirler üretmişler, kuramlar ortaya koymuşlardır. Konut politikasının etkisi de 1970’lere kadar sürmüştür. Bu acil durum politikasının müdahale vasıtaları oluşurken de zaman içinde, uygulamalara dönük vasıtalar devreye sokulmuş böylece kent, hedefte bir olgu olmaya başlamıştır.

Bu dönemde,1957-58’li yıllardan itibaren, kentsel alanlarda kamu müdahalesi olarak alınan önemli kararlarla; özel çıkar oyununun bozulması, mal sahipleri ile yüklenici girişimlerindeki anarşik gelişmenin önlenmesinde, öngörücü nitelikte birleşimli bir uygulama olarak “Kentsel Politikalar” oluşturulmaya başlanmıştır. Bir bakıma, kamu çıkarına uygun düşen bir “uygulama ve meşruiyet alanı” yaratılmıştır. Dolayısıyla kamusal örülüş, sanayileşmeye bağlı olarak kentlerin ussal gelişmesi ve yayılması politikasının gerekliliğinde ve hedefinde müdahale vasıtaları ile “ ussal bir Kentsel Politika” yaratılmasını zorunlu kılmıştır. Kentsel Politikalar bağlamında da ilk olarak, 1957-58`li yıllarda bir kararname ile kent bütününde yeni bir düzenleme aracı olarak, “Öncelikle Kentleştirilecek Bölgeler” (Zone d’urbanisme en priorité - ZUP) yaratılmıştır. Yani, şehircilik planının genel esasları çerçevesi içinde kalarak kentlerde; ‘doğrudan ve acil müdahale bölgeleri’ oluşturulması ön görülmüştür. Böylece konut yapımı ile alt yapının birlikte ele alınması hedeflenmiş, eskimiş ve çökmüş mahallelerde iyileştirme fırsatı doğmuştur. Sosyal kapasite ve özellikleri olan bir uygulama yapılmıştır.1962 yılında çıkartılan ayrı bir kararname ile de, kent içinde belirli bölgelerde, “Kentleşmesi Ertelenmiş fakat hazırlık zorunluluğu olan Bölgeler” (Zone d’Aménagement différé - ZAD) ilân edilmesi öngörülmüştür. Yani, hemen şehircilik uygulamasına açılmayan, fakat alınacak önlemlerle arsa pazarını ve arazi fiyatlarını denetim altına alan uygulamanın yolu açılmıştır. Bu düzenleme, Yerel Yönetimlere arazi satın alma hakkı da getirmiş ve şehirciliğe egemen olma olanağı vermiştir. Sonuçta bu ve benzeri yeni araçlar, uygulama şehirciliğinin hizmetine sunulmuş ve sistemler getirilmiştir.

1967 yılında yapılan “Arazisel Mülkün Yönlendirilmesi Yasası” (La Loi d’Orientation Fonciere) Arazi Kullanım Planları (les plans d’Occupation du Sol) yapılmasını zorunlu kılmıştır. 1970’lerde ise, Fransa Devleti yerleşmelerde mahalleler üzerine odaklaşmıştır. Bu dönemde Kent, Fransa’da kamu politikalarının en önemli meşguliyeti olmuştur. Kentsel yerleşmelerde, artan sosyo-ekonomik sorunların çözümü acil durum yaratmıştır. Doğrudan kente ilişkin politikalar daha etkin düşünülmeye başlanmış, uygulamaya konmuştur.

1977’li yıllarda ‘Yerleşme ve Sosyal Yaşam Programları’ ile ilgili çalışmalar yapılmıştır. Plancılar ve sosyologlar, sorunları daha yakından incelemeye başlamışlar, Kent ve Çevresi arasındaki sorunlar için hükümetler, arayışlar ve yapısal önlem alma çabalarına girmiştir. Bu dönemden itibaren, “Mahalle Yerleşmeleri”nde denge arayışları başlamıştır. Gençliğin suç işlemesinin önüne geçilmesine ve mesleki yönlendirmeye ilişkin çalışmalar yapılmıştır. Kavramsal çerçevede, yönetsel-politik ve faydacı sistemler kurulmaya başlanmıştır. Bunun için de üç ilke belirlenmiştir:

1 - Küresel yaklaşımlardan hareketle sadece yapılanma değil, insana dönük ve insana bağlı yaklaşım ortaya koymak,

2 - Sosyal, ekonomik kurumsal aktörlerin hepsini harekete geçirerek proje ortaklığı geliştirmek,

3 - Kent politikasının, devamlılığı sağlamak için Yerel Yönetimlerin seçim döneminden daha uzun bir zaman dilimine yayılmasını sağlamak gibi.

Bu ilkeler,1980’li yıllarda uygulanmış ve denenmiştir. 1988- 93 yılları arasında 10. Plan döneminde, tüm yaşam çevresinin iyileştirilmesi ve genel çerçeveyi ele alan yasalar yapılmıştır:

Konut yerleşmelerinde; Karma nüfus oluşumu

- Toplu konutların morfolojik olarak yeniden yapılandırılması için yeni araçlar (kentsel sözleşme ) yaratılması

- Kentsel mekânların geri kazanımı

- Mekânsal anlamda yeniden birleşme ve bunun için küresel projelerin uygulanması

- Toplu taşıma (raylı sistem-otobüs hatları olarak kentsel ulaşım) gibi.

1994-98 yılları arasında, Kentsel politikanın kent ölçeğine yerleştiği görülmektedir. Bu politikaları geliştirmek üzere de, kentler için 1988 yılında bir “Ulusal Konsey “oluşturulmuş, böylece tüm yeni yapısal oluşumlar bu bünyede toplanmıştır.

1990 yılına gelindiğinde; kenti değiştirmek ve aynı zamanda geliştirmek için, Devlet Başkanı Mitterant’nın girişimiyle yirmi kadar önemli paket hazırlanmıştır. Bunlar arasında; “Kentleri Yönlendirme Yasası”- “Mali Dayanışma Yasası”- “Konut Hakkı Yasası sayılabilir. Böylece Kente yeni araçlar kazandırıldığı görülmektedir. İl ölçeğinde sosyal aktörlerle iş birliği için de planlar hazırlanmıştır. Gereksinimler analiz edilmiş, yeni hedefler belirlenmiştir. Devlet ile il, Yerel Yönetim ve Toplu Konut Yapım Ortaklıkları arasında koordinasyon ve uyumun sağlanması öngörülmüştür. İl ölçeğinde , “Zorunlu Dayanışma Fonu” kurulmuştur. Yasa ile özel mülkiyetteki boş konutlar mobilize edilmiş, burslu öğrencilere kiralayabilmek için iyileştirilmeler sağlanmıştır. Bu bağlamda, sosyal konut pazarının oluşum koşulları hazırlanmış, araziye ilişkin mantık ile malî mantık dengelenmiştir. Mahalle yerleşmeleri ölçeğinde, kentsel yaşam çevresine ilişkin sorunların çözüm arayışlarına gidilmiş, Mahalle halk dernekleri oluşturularak yerleşmelerde uyumlu yaşamın garanti edilmesi hedeflenmiştir. Böylece belirlenen “Kentsel Politikalar”, yeni araç ve aletler gerektirmiş ve kent üzerine kentle ilgili önemli diğer bazı yasalar yapılmıştır.

1991 de çıkartılan “Kent için Yönlendirme Yasası” (la loi d’orientation pour la ville) içinde Kentsel Politika yer almış ve bu politikalar üç önemli kayıt üzerinde geliştirilmiştir:

1 - Düzenleme hedefleri içinde iradîlik (istemli olma) koşul olmuştur. Araziye ve gayrimenkullere ait mülkiyetleri hedefleyen kamu müdahalesi düşünülmüştür.

2 - Çeşitli kamusal müdahaleler arasında uyum olması koşulu getirilmiştir. Genel çıkarların koruyuculuğunun garanti edildiği önceliklerin kademelenme vasıtaları ve koordinasyonların yönlendirilmesi, yani kentsel politikaların kenti ilgilendiren hedeflerine Devletin yanıt vermesi koşulu getirilmiştir. Böylece, modern şehircilik planının kentsel olguyu çeşitli yönleriyle yakalaması, “Bütün”e ait düzenini kurulması hedeflenmiştir.

Nisan 1993’ te Parlamentoda, kentleri yönlendirme amaçlı tartışmalar yapılmış, üretilen yeni Kentsel Politika dinamikleri ve tarzları, kentleri kendi aralarında bir yarışmaya zorlamıştır. Bu aynı zamanda, kamusal eylem yoğunlaşmasına da yanıt oluşturmuştur. Sosyal konutların oralarda buralarda izole uygulamaları değil, fakat ‘Kent Bütünü’nde dengeli olarak dağılımı hedeflenmiştir. Yerleşmelerde sosyal ayrışmalara engel olmak için yasa yapılmış ve konut yerleşmeleri yerel programların içine sokulmuştur. Her beldeden, gelecek beş yıl için konuta ilişkin hedeflerin detaylı olarak belirlenmesi istenmiştir. Kent Yönetiminin, ekonomik-sosyal ve kültürel düzenlemelerden geçtiği kabul edilmiştir.

1996 yılında “Hava ve Enerjinin Ussal Kullanımı üzerine Yasa” (La Loi sur l’Air et l’Utilisation rationelle de l’Energie) yapılmıştır.

Fransa’da son dönemlerde, Kentsel Politikalar konusunda önemli değişimler ve gelişmelere tanıklık edilmiştir. Özellikle 1999 ve 2000’li yıllarda çıkartılmış üç önemli yasa, Kentsel Politikaların dayandırıldığı temel esasları belirlemiştir. Bunlardan birincisi, 1999 Temmuzda çıkartılan; “Ülke Düzenleme ve Yaşam Alanlarına ait Sürdürülebilir Gelişme için Yönlendirme Yasası” (La Loi d’Orientation pour l’Aménagement et le Dévéloppement Durable)`dır. Voynet Yasası olarak bilinmektedir. Yasa, yaşam alanlarını (yerleşme alanlarını), bölgeleri, büyük kentsel bütünleri (kentsel bölgeleri) yeniden düzenlemeyi hedeflemiştir. Esas olarak ta, planlamaya bir “renaisance” getirmiştir.

İkinci yasa; Yine 1999 temmuzda çıkartılan; “Beldelerin Güçlendirilmesi Yasası (La Loi relative au Renforcement et la Simplification de l’intércommunalité)`dır. Chevennement Yasası olarak da anılmaktadır. Yasa, büyük yerleşme ve çevre beldelerini yapılandırmayı, devletin bunlara malî katkı sağlamasını, beldelerin işbirliği koşullarının düzenlenmesini hedeflemiştir.

Üçüncü yasa; Kasım 2000 de yapılan, “Dayanışma ve Kentsel Yenileme Yasası” (La Loi Relative a la Solidarité et au Renouvellement Urbain)`dır. “Yaşam Alanlarına Ait İşbirliği Şeması” yapılmasını getirmiştir. Yeni planlama dokümanlarını tanımlamıştır. Yerleşme alanlarına ait stratejiyi kurmak için hukukî bir alet oluşturmuştur. Yasa aynı zamanda, şehircilik - imar ve yapılanma usullerini basitleştirmeyi hedeflemiştir. Kentlilere avantajlar sağlamaya ve bunların gerçekleşmesinden de seçilmişleri sorumlu tutmaya dönük esaslar getirilmiştir. Hükümetlerin, sosyal dengesizlikler karşısında güç durumda kalmış bazı mahallelerde yeni hareketler yaratmasını sağlamıştır. Yapılanmış çevre yanında buralarda sosyal, ekonomik, politikalar uygulanmasının yolunu açmıştır. Dayanışmayı ve sosyal konutların yeni yerleşme alanlarında dağılımı düşüncesini geliştirmiştir. Kentsel Yenileme eylemleriyle dayanışmanın tanımlanmasını desteklemiştir. Yeni kentsel düşünce olarak uygulamaya Proje tanımını sokmuştur. Ve bu kavram yasanın baskın yönü olmuştur. Yeni bir planlama dokümanı olarak tanımlanan, “Yerleşme Alanlarına ait Uyum Şeması” yapılması zorunlu kılınmıştır. Bu ayni zamanda, Yerleşme Alanı Stratejisi kurmak için hukukî zemini de hazırlamıştır. Yasanın getirdiği söz konusu yeni dokümanlar şunlardır:

1 - Yaşam Alanlarına ait Düzenleme direktifleri,

2 - Sürdürülebilir gelişme ve Düzenleme projesi,

3 - Kentsel yer değiştirme planı,

4 - Yerel şehircilik Planı,

5 - Yaşam Alanlarına ait gelişmeyi düzenleme bölge şeması.

Dayanışma ve Kentsel Yenileme Yasası, 1967 yılında yapılmış olan “Araziye ait mülkün yönlendirilmesi Yasası”ndan sonraki en önemli yasa olup, Şehircilik ve İmar izleklerini birleştirmeyi amaçlamıştır. Bu yasa ile adeta yeni bir Fransız kent politikası inşa edilmiştir. Yapılanmış çevrenin düzenlenmesi gibi, sosyal-ekonomik politikalarla da ilişkilendirilmiştir.

Bu üç yasa incelendiğinde, bunların durum yasalarından çok, eğilim ortaya koyan yasalar olduğu görülmektedir. Yaşam Alanlarına ait İşbirliği Şemaları ile de, yeni bir planlama biçiminin temeli atılmıştır. Fransa’da yayınlanan meslekî dokümanlarda ve yapılan tartışmalarda;1967 yılında yapılan hukukî belge niteliği olan Arazisel Mülkü Değerlendirme Yasası ile karşılaştırıldığında bu son üç yasanın, bir devrim yarattığı da ifade edilmektedir. Günümüzde uygulanan Fransa Kentsel Poli-tikalarının bu üç yasa üzerinden yapıldığı ve yürütüldüğü anlatılmaktadır (5).

“Dayanışma ve Kentsel Yenileme Yasası”nı tamamlamak üzere de 2003 yılında,“Kentsel Yenileme için programlar ve Yönlendirme Yasası” (La Loi d’Orientation et du Programmation pour la Renovation Urbaine) yapılmıştır.

Görülmektedir ki Fransa’da, gereksinimler doğrultusunda ve gerektiğinde her seferinde yasal düzenlemelere gidilmiştir. Tarihî gelişim çizgisinde son yarım asırda da, bu konularla ilişkilendirilebilecek sorumlu ve yetkili hükümet organı olarak bir Bakanlık kuruluşunun değişimle koşut olan statü ve ad değişimi bir elin parmaklarını geçen sayıya ulaşmıştır. 1950’li yılların koşulları gereği kurulan ‘Rekonstrüksiyon Bakanlığı’ndan - ‘Şehircilik Bakanlığı’na ve ‘Ülke Düzenleme ve Donatı Bakanlığı’ndan - ‘Çevre ve Yaşam Kalitesi Bakanlığı’na (1978-81) - ve bu Bakanlığın birikim ve deneyimleri üzerine kurulan ‘Sürdürülebilir düzenleme ve gelişme için ekoloji Bakanlığı’ndan ve son olarak ‘Kent Bakanlığı’na gelinmiştir. Özellikle, Çevre Bakanlığı deneyimleri üzerine yeniden oluşturulan Sürdürülebilir düzenleme ve gelişme için Ekoloji Bakanlığı, Kamu politikalarını yeniden oluşturmaya ve özellikle şehircilik ve çevresel sorunlarla ilgili yeni ele alışlara yol açmıştır.

Son on beş yıldır da Fransa’da, şaşırtıcı hızda, kent sorunlarına dönük yapılan organizasyonlar, düzenlemeler ileriye dönük çerçeveler çizdiği gibi, geçmişi tashih etmeyi de hedeflemiştir. Bunlara ulaşmak için de araçlar geliştirilmiştir. Fransa’da Kamu Politikaları son dönemlerde, sosyo-ekonomik sorunların çözümünde ve iyileştirmelerde “Kent”i bir araç olarak kullanmaya, ondan yararlanmaya dönük tartışmaları da başlatmıştır. Bu ülkede toplumsal gelişme ve şehircilik arasında büyüyen uçurum tehlikesine karşı, kente politik yelpazede öncelikler belirlenmiştir. Keza, Kentsel Politikalar çerçevesinde yasalar ve kurumlarla, toplumun gelişmesine eşlik eden, işlevsel bozulmaları engelleyen olanaklar geliştirilmiştir. Yasal düzenlemeler; özelleşmiş, cesaretli atılımların gerçekleştirilmesine fırsatlar yaratmıştır. Örneğin Kent sözleşmesi” (contrat de ville) gibi.

Fransız kentsel politikaları; özerkliği, Bakanlıklar arası görüşme ve çözümü, küreselleştiriciliği, sosyo – kültürel yapıya ve ekonomiye dayalı olmayı öne çıkartmıştır. Esas olarak da, özel izlekler ve malî olanaklar getiren bir paket olarak gerçek bir “Hukuk metni” oluşturmuştur.

Hâsılı, yarım yüzyıla yaklaşan oluşum ve gayretler (özellikle son on beş yılda); çok hızlı tempoda gerçekleştirilen “şehircilik” ve “toplumun gelişmesi” arasında uyum sağlama çabalarının temelinde, “ Kentsel Politikalar” yer almıştır.

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version