Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

2-Kamu politikaları çerçevesinde; Kentsel Politikalar

–Anlamı,  İçeriği ve Gerekliliği Üzerine-

Kentsel politika kavramının doğması ve uygulamasına ilişkin ilk örnekler; Amerika birleşik Devletlerinde ortaya çıkmıştır. A.B.D.de kentsel politikalar; kamu politikalarının analizi, tanımı ve ölçütleri çerçevesinde ve içinde yer almıştır. Gelişmiş Batılı ülkelerde giderek “Kentsel Politika” ya da “Kentin Politikası”, yeni bir toplumsal oluşumun uygulama alanı olmuştur. Çok önemli hizmet projeleri hazırlanmasına yol açmıştır. Bu ülkelerde şehircilik, Devletin denetlediği bir kamu politikasına dönüşmüştür. Bu politikalarının inşa edilmesinde önemli bir statü ve durum yaratmıştır. Şehircilik ürünü olan plan ise; bir kamusal müdahale aracı olarak yerini almıştır.

Kentsel Politikalar günümüzde;  yaşam çevresi ve toplumsal yaşam arasında olumlu ilişkiler kuran ve donatıları iyileştiren, var olan bozuklukları gideren bir yenilemenin getirilmesinde ve yerleşmelerin yetersizliklerinin giderilmesinde, iyileştirilmesinde ve de özde toplumun sorunu olarak yansıyan her hususa yanıt getiren ve ülke genelinde tüm kentlerde kentsel kalitenin egemen kılınmasını sağlayan bir ele alış olarak önem kazanmıştır. Yani giderek karmaşıklaşan, yoğunlaşan ve çözüm bekleyen kentsel sorunlar, Kentsel Politika yaklaşımını öne çıkartmış ve önemsetmiştir. Kentin yeni yorumu-özgürlük-demokrasi-yönetim-imar hakları-toplum ve uyum gibi hususlar ve keza, çarpık kentleşmenin çözüm bekleyen sorunlarının yarattığı meşguliyetler, “Kentsel Politikalar” üretilmesini ve uygulanmasını zorunlu olarak ve acilen gündeme getirmiştir. Bu yeni yaklaşımlı politikalar; kentsel içerikte halk kesimi - özel sektör – yararlananlar - kullanıcılar için yeni bir toplumsal oluşum uygulama alanı yaratmış keza, kentlilere hizmet projeleri hazırlama aracı olmuştur. Bu açıklamaların ortaya koyduğu gibiKentsel Politikalar; kente nasıl bakılacağı yada nasıl bakılması gerektiğini göstermiş, kentsel yaşamı ve kentsel yönetimi hedefleyen, geniş görüşlülük (vizyon) ortaya koyan “anahtar” nitelikli bir uygulama aracı olmuştur. Dolayısıyla Kentsel Politikalar; ortak amaçlar ve sorunlar koşutunda kentsel yaşamın sağlıklı ve hoş bir şekilde devamını sağlamaya yönelik düşünceler, hedefler, stratejiler bütününün oluşturulmasında ve çeşitli kamu müdahaleleri arasında bir uyum, birlik ve yönlenmenin sağlanmasında önemli rol oynamıştır.

Dünyada -ülkemizde de olduğu gibi - kent bugün büyük bir değişim geçirmekte ve birçok kesimde ve çeşitli ortamlarda üzerinde tartışmalar yapılmaktadır. Bunlardan sonuçlar çıkartılarak, güncel çözüm yaklaşımlarına, uygulama araçlarına, olanaklarına ve mekanizmalara kavuşulmasına yardımcı olmaktadır. Ancak uygulanabilir sonuçların alınması için, kentle ilgili konuların ülkelerde Parlamento’da tartışılarak, sorunların güncel çözüm şekillerinin elde edilmesi hedefinde kent üzerine kamu eylemleri yaratılması, kimin için ve nasıl yapılacağının belirlenmesi amacıyla yasalar yapılması gerekmektedir. Kamu eylemi düzenlenmesinde; planlamadan - alt yapıya, sosyal konut üretimine, halk sağlığı, sosyal yardım v.s kadar, kamu müdahaleleri belirlenmesi, kararlaştırılması esas olmaktadır. Bu müdahalelerin, Ülke ölçeğinde, Bölgede ve Kentte hangi alanlarda olacağı, öncelik kazanacağı önemlidir. Bu öncelikli alanlarda kamu müdahaleleri, Devletin sektörel politikaları olarak gerçekleşmektedir.

Kentsel Politikanın, tüm kenti ilgilendiren küresel bir hedefe de yanıt vermesi ve önemli yasalar üzerine dayandırılması da önemlidir. Böylece kentsel politika, aşınma sürecine girmiş olan kentin kendini savunmasına da yardımcı olmaktadır. Kentsel Politika, ekonomi-sosyal-sağlık-eğitim-şehircilik v.s devletin sektörel politikaları olarak, kamu politikaları çerçevesinde oluşturulmaktadır. Bunlar günümüz koşullarında biraz da, mekânsal yönetim aracı gibi algılanmaktadır. Kentsel Politikaların, kenti demokratlaştırarak yeniden birleştirmek (yenilemek) gibi bir özelliği de bulunmaktadır.

Yukarıdaki satırlarda belirtildiği gibi, Kentsel Politika oluşturulmasında, kente ilişkin öncelikli alanların belirlenmesi önemlidir. Örneğin bunlar, planlama-uygulama-şehircilik-altyapı-ortak donatılar-imar alanları olarak sayılabilir. Kentsel Politikalar yaşam alanlarına uygulanansosyal politika gibi de kabul edilebilmektedir. Bazı durumlarda Kentsel Politika ile Kentin Sosyal Gelişme Politikası hedefte birleşmektedir. Yani bu politikalar, toplum ve kurumlar arasında arabuluculuk rolü de oynamaktadır. Halkın günlük yaşamını harekete geçirmektedir. Toplumun kendisini ilgilendiren kararlara katılımını özendirmektedir. Bu da, doğal olarak, kentsel sosyal gelişme yöntemlerini doğurmaktadır. Kentsel politika ve Sosyal Politikalar birlikte uygulandığında da bu eylemler, örneğin Fransa’daki gibi, Devleti ve Yerel Yönetimleri kente ortak etmektedir. Fransa’ da ‘sözleşme’ye dayanan politikalar bunu sağlamaktadır. Yine örneğin Fransa’da olduğu gibi, kamu hizmetlerinin modernleşmesi için, denetimi elinde tutarak Devletin geri çekilmesiyle hizmetlerin üretilmesinde bir paylaşımı da yaratılabilmektedir. Bu amaçla yeni projeler ve yeni sözleşmeler yapılmaktadır. Gelişen hedeflerde Kentsel Politikanın dinamikleri olarak: yarışan kentler-ekonomik çekicilik-farklılaşma-imaj geliştirme politikaları güdülmektedir. Bunlar, Kentsel sosyal gelişme bağlamında dayanışma gibi bazı eylemleri ve kurumsal iş birliklerini gerektirmektedir. Ve nihayet Batılı gelişmiş ülkelerde Kentsel Politikaların; kent sorunlarına Devletin ilgisinin artmasına neden olduğu da görülmektedir. Burada ortaya çıkan sonuca göre bu açıklamalar; Devletin - İktidarların - Kentin aktörlerinin, kurumlarının,  “çağdaş kent”e nasıl bakması gerektiğinin ya da nasıl bakılması gerektiğinin anlatımsal bir zaptı olarak görülmelidir.

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version