Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

1-Politik yükümlülükler çerçevesinde; Kamu Politikaları

Batılı gelişmiş ülkelerde yarım asırdır kent, devlet iradesine bağlılığın yarattığı bir nesne şeklinde gelişmiş ve birçok olumsuzluğun biriktiği biryaşam alanı olmuştur. Bu Ülkelerde kentleşme oranının %80’lerin üzerine çıkmasına karşın, kentlerin gerektiği gibi bir yaşam alanı olarak hazırlanamamış olması da dikkat çekmiştir. Geçen zaman içinde kentler, sanayileşmiş toplumun güçlüklerinin ortaya çıktığı yerler olarak, toplumsal barışı zedeleyecek hassas gelişmelerle karşı karşıya gelmiştir. Bu durum karşısında, kamu iktidarları, yerleşme birimleri ya da yaşam alanları üzerine odaklanan eylemler yaratmışlardır. Böylece örneğin Amerika-İngiltere-Hollanda ve Fransa ve diğer bazı ülkelerdekent, kamu politikasının çok önemli bir meşguliyeti haline gelmiştir. Sosyo-ekonomik sorunları çözme çabaları içinde bazı yönlü politikalar üretilmiştir. Bütün bunlar devletin kente, bir tür ‘söz verme’ sini sağlamıştır. Yerel Yönetimlerin kente dönük eylemlerini güçlendirmiştir. Bunun için de, sistematik yaklaşımda Kente Ait Politika olgusu ortaya çıkmıştır. Bu durum, kamu yatırımlarının daha iyi dağıtılmasına olanak vermiş, güçlük içinde bulunan yaşam alanlarının-(yerleşmelerin) lehine birçok eylem yaratılmasına yol açmıştır. Böylece, küresel ve yaşanabilir kentsel düzenlemeler getirilmeye çalışılmıştır.

Geliştirilen Kentsel Politikalar esas olarak kent bütününde, bütünleşme - dışlanma, insanları belli koşullarda bir yerde tutmaya karşı bir dayanışma gerçekleştirilmesini hedeflemiştir. Kente ait politika aynı zamanda günlük yaşamın politikası olmuş, sürdürülebilirliğin özellikle de sürdürülebilir yönetim ve eko - sistem düşüncesinin uyarlanmasına olanaklar yaratmıştır ve bunlar sosyal yaşamda topluluğun ve toplumsal aktörlerin rolü ve varlığını dışlamadan yapılmıştır.

Bu açıklamalar, bir Devletin kamu politikaları oluşturmasının önemini göstermektedir. Bu politikaların uygulanması da, ussal bir şehircilik yaklaşımı getirmiştir. Böylece şehircilik, kamu politikalarının çok önemli bir konusu olmuş, bir anlamda kamu politikalarını iradî olarak yaşam alanları ile buluşturmuş, uygulama koşullarının yaratılmasına katkı sağlamıştır. Bu bakımdan, kamu politikalarının en önde gelen bir meşguliyet olduğunu söylemek yanlış değildir. Bu husus Devletin, dolayısıyla Hükümetlerin bazı politik yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini göstermiştir. Politik yükümlülüklerle ilgili husus, 1966 yılında İstanbul’da yapılan Habitat-2-Kentler Zirvesi toplantısının yayınlanan sonuç bildirgesinde de yer almıştır. Kent ve kentin geleceği ve kentsel yaşam kalitesiyle ilgili olarak Devletler, Hükümetler göreve davet edilmişlerdir. Konferansta ortaya konan bildirge de, Hükümetlerin hazırladıkları Ulusal rapor ve Eylem planlarıyla, kentsel yaşamın koşullarını iyileştirmek ve geliştirmek için, gelecek beş yıl içinde (1996-2001) ele alacağı önlemler paketiyle kendi kamuoyu önünde söz vermesi istenmiştir. Böylece geleceğin düşünülmesine, yapılacak eylemlerin bu yönde ve ileriye dönük (prospektif ) olmasına işaret edilmiştir (4).

Batılı ülkelerde Kamu politikalarının, çağdaş kenti biçimlendirmeye yardım ettiği görülmektedir. Bu politikaları oluşturmak için denenen müdahale vasıtalarını şu şekilde belirtebiliriz örneğin;

- Yapının sanayileşmesi

- Öncelikli Bölgelerin ve eylemlerin yaratılması

- Kentsel çözüm olanakları yaratılması

- Şehircilik uygulamaları için norm oluşturulması

- Uygulamalar için yatırımlarla ilgili sistemler, organizasyonlar yaratılması

- Konut alanlarında kamu donatılarının zorunlu şekilde oluşturulması

- Ülke bütününde kitlesel kentleşme ve modernleşmenin çerçevesinin çizilmesi

- Gayrı menkul ve yapım prosedürleri

- Yeni yatırımcılık sistemleri geliştirilmesi

-Kentsel olguyu çeşitli yönleriyle yakalayacak olan ve kenti ilgilendiren hedefte, çağdaş şehircilik esasları getirilerek kent bütünün düzeninin sağlanması.

Burada önem kazanan bir husus ta, kamu politikalarının sosyal imajla ilgili müdahale sistemlerini tanımlamaya yardımcı olduğudur. Kentsel Politikalar, teknikleri ve usulleri belirleyen beşerî-hukukî-malî ve organizasyona ait vasıtaların yaratılmasına yol açmakta ve bu bir süreç olarak ta belirmektedir.

Kamu Politikaları yeni araçlar getirmektedir. Ama aynı zamanda yeni kavramlar, yeni tanımlar ve yeni bazı mesajlar da getirmektedir. Batı toplumlarında bu politikalarının ve de kentsel politikaların üretilmesinde, bilim çevrelerinin – Üniversitelerin - Sivil Toplum Örgütlerinin ve halkın kendisinin, katılımıyla mutlak bir rol oynamaktadırlar

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version