Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

İlk Oyuncaklarımız

Yasemin SOLMAZ

Merhabalar…

Dünyada ilk yıllarını geçiren çocukların ortak bir oyunundan bahsetmek istiyorum. Bütün doğanlar ilk anda doktor, hemşire ve annelerini görürler ve ilk duydukları sesler dağılmadan ona anlamadığı şeyleri söylerler. Bu bazen uysallaştırır. Bazen ürkütücü olabilir. Ama hepsi sevgi dolu seslerdir. Bu iki ayrımın ortak noktası doğdukları atmosferdir. (doğumhane, oda, salon, ağıl, tarla)...

Ve zaman akar…

Aradan geçen birkaç yıl ailenin rahatlığı için çabalanan ev, araba, tatil benzeri şeyler hayatımızda devam ederken, çocuklar yaşlarını almakta gecikmez. İlk aldığımız yapılıp bozulabilen evler, parça oyuncaklardır; ve mutlaka kız çocukları, renksel tercihleriyle -zarif bir dişiliğe özgü perdeleri ile- tastamam ev kurmaya çalışırlar. Erkek çocuklarsa evi kurup bahçesine garaj ve araba koymayı ihmal etmezler ve ilk boyama kitapları, kâğıtlar, boyalar onları her zaman güçlü bir bina, yol, araba ve park yapmaya iter.

Yani dostlar, dünyanın her yerinde ilk oyuncaklarımız ve boyalarımız; çocuk içgüdüselliğimizle yaşamın güzelleştirilmesinin ilk coşkusunu keşfettiriyor bize.

Ve zaman akar…

Biz çocuklar büyümeye başlarız. Yaşamın içinde, maddi eksenli her şey ruhumuza bir parça daha girmeye devam eder. Artık oyun oynadığımız sokak çok uzaktadır, o çok beğendiğimiz parklar daha az gelir aklımıza… Görsellikler iki yakamızdan tutar ve hayatımıza işimiz, kazancımız yön vermeye başlar. Taleplerimiz artar ve taleplerimiz içimizdeki o çocuk masumiyetini her gün biraz daha eksiltir…

Ve zaman akar…

Binalar yükselir, daha fazla gökyüzüne yakınlaşır, oyun alanlarımız azalır, deniz bile küskünleşir, tüm mavi gülümsemesini kendi içine gizler olur. Yollar, meydanlar her gün biraz daha kalabalıklaşır. Zaman akar… insanlar değişir, kentler değişir, dünya değişir ve biz bu değişimle maddi olan her şeye daha fazla sarılmaya başlarız. Çocukluğumuzu paylaştığımız sokaklar genişler, parklarımız ‘özel büfe’, ‘aile çay bahçeleri’ adlı yeni arkadaşlar edinir, tarım arazileri sitelerle nikahlandırılır ve köşe taşlarını kovalayan ağaçlar daha azdır artık… Tarihi yapılarımız renkli butiklere dönüşür ve ruhlarına uymayan çelik betonarme yapılar kapı komşuları olur… Planlar değişir, yasalar değişir ve her değişim bizi çocukluğumuzdan bir parça daha uzaklara götürür ve bir parça daha kirlenmiş bir dünya bırakırız çocuklara…

Ve dostlarımız,

Bizler bu mesleğin bireyleri olarak “hadi!” diyoruz; hadi hep beraber çocukluğumuza gidelim ve temiz, düzenli ve sevgi dolu şehirlerimize ve dünyamıza çocuksu bir el verip yeniden kuralım yaşanabilirliğimizi… 

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version