Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

İstanbul Sansasyonel Ekolojik Planı


Azat YALÇIN*

Hiç farkettiniz mi? Okuduğumuz tüm makaleler ve kitaplar sanki bizim o konuda hiç bir bilgimiz olmadığını varsayarak yazılmış gibi. suyun korunmasıyla ilgili bir öneri veya akademik incelemeyi kaleme alırken yazar; suyun neden korunması gerektiğini bir yerlerden kopyalayıp yapıştırıveriyor (günümüzde şu kadar insan susuz bu kadar insan kirli...vs). Bu yeni akademik yazışma yöntemi bana ''karşındakini aptal yerine koy öyle anlat'' gibi düşünceler uyandırıyor. Bu yüzden şu zaman da bilim, insanlık tarihinin en ''geyik'' dönemine rastlamış gibi. Herkesin eli çenesinde, kafa sallayarak ''hmmm'' halleri ve içinden ''hay senin.. sadete gel sadete''...

 

O yüzden herşeyi bildiğinizi varsayarak sadete geliyorum. Bu arada artık işim var. O yüzden bilgilerimi, bu akademik zamazingolarla paylaşmaktan korkmuyorum. Karnım doyacak kadar para kazanıyorum. Varsın çalsın fikirlerimi sakalı ağarmış, boynundaki şalı üzerinde ki ölü toprağı gibi hayatını yavaşlatmış akademisyenlerim.

> Küçükçekmece gölünü dalyan yapmak: Küçükçekmece gölü, şu an zaten zoraki bir şekilde dalyanımsı hallerde. Avcılar sahil yolu paralelinde ki su koridoru ile marmaraya açılıyor. Fakat ekolojide bu sistemden daha verimli, daha net çalışan sistemler mevcut: dalyanlar. Küçükçekmece önünde ki birleşmiş kıyı dili hemen tekrardan ayrılmalı (geçmişte ayrık olduğuna inanıyorum). D100 Karayolu bu noktada yükseltilerek ayaklar üstüne alınmalıdır. Binde 25 tuzluluk civarında ki Marmara Denizinin suyu, binde 2-10 civarlarına yakın ve Sazlı Dere (temizlenmesi ve kıyı bitkilendirmesi-riparian alan düzenlenmesi tamamlanmış varsayılarak) kaynaklı tatlı suyun altında kalacaktır. Oluşacak sirkülasyonu daha da hızlandırmak için: büyük çaplı borular Küçükçekmece Dalyanı (gölü demiyorum artık) altına tesis edilecek ve borunun diğer ağızı Marmara Denizi ile dalyanın kesiştiği bölgeye ve dalyanda ki ağızdan daha yüksek bir kota yerleştirilecek. Birleşik kaplar teorisine göre marmara denizinin daha yoğun suyu dalyanın derinlerine karışarak yükselmeye çalışacak ve tatlı suda bu yoğun, güçlü gelen tuzlu suyu iteleyemediğinden dalyanın ağzından daha hızlı kaçacak. Doğada da sistem böyle çalışıyor ama böyle borularla değil. Gölün hyporheic (yeraltı suları ile gölün suyunun alışverişe girdiği toprak zonu) alanı bu vazifeyi daha yavaş görür doğada.


Küçükçekmece Gölünü Dalyan yapmak- ayaklı köprü

> Haliç/ Silahtarağa da Arıtma Tesisi yapmak: Şehrin kanalizasyon hattı için geliştirilmiş kıyı kollektörleri tam tersi yönde (Sarayburnu'ndan Alibeyköy'e gibi) çalıştırılarak Silahtarağa'da kurulacak tesise yönlendirilecek. Burada arıtılan su, doğaya yararlı potansiyelleri taşıyorsa Haliç'e pompalanacak. Katı atık arındırılması ile gübre veya yakacak elde edilebilecek. gelişmiş ülkeler fermantasyon yöntemleri ile katı atık arıtmadan (kanalizasyondan) enerji elde etmeye başladı. pekte ütopik bir fikir değil bence. Hem zaten kurulu bir boru sistemi var ve bu dediğim sistem için çalışabilecek konumda. Afedersiniz ama Boğazın suyunu Haliç'e taşımaktan daha yararlı bir proje! Haliç demek tatlı suyun itelediği tuzlu su demek. Tuzlu suyun itelediği tuzlu su diye saçma bir proje olabilir mi? O zaman Haliç'e Haliç dememizin ne anlamı var? Bu dediğim projeyi yapmak biraz yürek ister elbette. Fakat bu kadar geri kalmışken şahlanmak en akıllıcasıdır. Haliç sadece bu santral ile kurtulmaz elbette. Kuzey ormanlarının korunması ve geliştirilmesi ile de korunur. Alibeyköy ve Kağıthane Derelerinin çevrelerinin geliştirilmesi, bitkilendirilerek desteklenmesi ile de korunur. O konuyu başka bir makalemde dile getireceğim. Aslında yazıp yazıp sildim. İçi baya küfür içeriyordu. O yüzden düşündüm, tekrardan yazmayı uygun gördüm. Boynunda şalı olup okuyanlar bana ''kendini kaybediyor. hiç entellektüel bir yazı değil'' diyebilir, umrumda değil. Tiple; akıllı, birikimli, bilgili olunmaz. Görüntü var ses yok bunlarda...


Dubaları yüzünden suyun geçişine izin vermeyen Haliç Köprüleri, Haliç kesiti

İlerleyen zamanlarda bulduğum diğer çözümleri sunacağım. Ben bu bilgileri çok önceleri geliştirdim. Varsa ''ben bunları bulmuştum'' diyen tarihini ortaya koysun. Benim param yok noterden tasdikliyim ama yazıldıkları saatine kadar arşivimde duruyorlar. Bundan sonra bu projeleri dile getiren beyaz sakallı bir dedeyi rüyanızda değil tv de görürseniz bilin ki benden aşırdı. Ama aşırsın, aşırsınlar. Ne de olsa bu projeleri delil yapacak referansları ve ek bilgileri bilmiyorlar:))


Haliç için düşündüğüm köprü: dubaları delikli ve içinde pervaneler yavaş yavaş dönerek tatlı suyu boğazın sularına karıştırıyor.

Kentsel Koruma ve Yenileme Y.L. ÖĞRENCISI

Peyzaj Mimarı

T.C. Fatih Belediyesi/ Fen Işleri Müdürlüğü/ Kontrolör

Azat Yalçın

(El Çizimleri Bana Aittir)

(Okurlarım: yazım hataları var fakat bu yazı programımdan kaynaklı. anlayışınız için teşekkür)

 

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version