Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

2.Fasıl - Kentsel Dönüşüm ve Alamut Kalesi - 1

Cenk DEMİRCİ

Tuhaftır son zamanlarda oldukça sık şu söylemi gözlemliyorum" geleceğin belediyeciliği kentsel dönüşüm olacak". Bu kadar mesnetsiz bir sallama olamaz herhalde. Gelecek dediğimiz sanırım 150 yıl! kadar geri olduğumuzu düşündüğümüz gelişmiş toplumlar olsa gerek. O zaman gelişmiş toplumlarda belediyecilik diye bir şey olmasa gerek ama tabi burada kasıt edilen tabii ki "İmar Hareketlerinde izlenecek yöntem".

Pek çok yerde okuyoruz kentsel dönüşüm ve izlenecek yöntemi, kaygıları, beklentileri vs. Genelde hastalık aynı, bu kadar büyük bir fırsatı kaçırmak için diplomalılar ellerinden geleni yapıyorlar. Şehirler katledilecekmiş, talan edilecekmiş, vs. Yahu hiç mi bakmazsınız etrafınıza, Metro ile bir gidin lütfen Aksaray'dan Hava alanına. Göreceğiniz nerdeyse tüm binaların depremi beklemeden yıkılacağı, derme çatma, medeniyetten uzak yaşam koşulları ve olabilecek nerdeyse tüm negatif psikolojik ve sosyolojik durum. Nedir bu şehrin hali?

Memleketlerinizi düşünün, aynı durum tüm Anadolu'da farklı değil. Berbat bir şehircilik, olmayan sosyal donatılar, yollarla ortadan ikiye ayrılan kentler, kalitesiz binalar, vs. Bu çevre sanki yeni 2. dünya savaşından çıkmış, salgın hastalık geçirmiş ya da Amerikan bombardımanına sahne olmuş gibi durmuyor mu? Bir izahı olsa gerek? Ama yok.

Çevrenize baktığınızda acaba benden farklı bir çevre mi görürsünüz?

Umarım aramızda Alamut kalesinde yaşayan yoktur!

Bu durumu düzeltecek reçete kentsel dönüşüm!

Yasası ile uygulayıcı birimleri ve uzmanları ile "Dönüşüm". İyide bu duruma sahne olmuş tüm ülke şehirlerini bu hale getiren zihniyet nasıl olacak da bu durumu düzeltecek. Gemi aynı kaptan aynı zihniyet aynı ama hedef yeni kıtayı keşfetmek. Çok komik. Her durumda komik. Komik olan çıkış noktaları.

Yerel yönetimleri aşağılayan bildiriler. Derinlemesine araştıran yok, şurasında şöyle bir hata var bu kanunların uygulamasında şöyle bir sıkıntı doğacak diyen yok. Diplomalılara baktığımızda siyasi söylemler bunları okumadan okusa da anlamadan imzalayan tonlarca akademisyen, meslektaş, mühendis, sosyolog vs.

Kentsel Dönüşüm ne demek o zaman, ne vaat eder, tehlike ne fırsat ne?

Ketsel dönüşüm bir fırsattır. Doğru mesnette oturursa. Anlayana tabii, niyeti olana.

Le Corbusier 2. Dünya Savaşını Allah`ın bir lütfu olduğunu ve yeniden Fransa'yı inşa etme fırsatı yakaladıklarını söylemiştir. E peki bu söylemi kendimize çevirelim. Ne güzel deprem oldu şükür 450 bin kişi öldü, ülke ekonomik olarak çöktü zarar 150 milyar dolar 5 sene içinde de 400 milyar doları bulacak, her yerde yağmalar salgın hastalıklar, ama bu bir fırsat! Artık yeniden yapılananım. Bu ne kadar acı, ne kadar çaresizce bir yaklaşım olur dimi.

Devlet yetkililer açıklama yapıyor kamu binalarını güçlendiriyoruz. Ama ne kadar güzel. Peki diyelim öyle Hastane yıkılmadı ve ayakta kaldı. Peki, o hastanede çalışan doktor, hemşire vs ne durumda, öldüler mi kaldılar mı, diyelim ki sağ kaldılar, bakın İstanbul 55.000 den fazla elektrik direği olduğu söyleniyor bunların sadece 1 tanesi yola devrilse, siz ancak ki ekipmanınız varsa 1 günde o direği kesersiniz ve yolu açarsınız. Direkler sadece 1 olumsuz durum. Bu örnekleri pek rahatlıkla sizlerde çoğalta bilirsiniz. Binaların molozları ile kapanacak yollardan tutun da, kilitlenecek trafik yüzünden yardım ulaşılamayacak göçükler. Feryatlarımız göğü delecek, anne babamızı veya kardeşimizi, eşimizi göçük altından gelecek yalvarmalarına vereceğiniz karşılık. DAYAN!

Deprem beyler şaka değil bu, 40.000 den fazla kişi öldü 99 da 9 sene önce çok değil!

Bir karikatürde vardı dinozorlar zamanında bir tanesi "hepimiz öleceğiz diye bağırıyordu herkes ona deli diyordu, eh pek dinozor yok galiba ortalıkta.

BEYLER BAYANLAR SEVDİKLERİNİZİN PEK ÇOĞU ÖLECEK!


Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version