Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

“Biz Olduk” Onlar Ötekileştirmeye Çabalasa Da!

 

Gökhan ERKAN

ŞPO İzmir şube seçimleri üzerine:

Değerli Meslektaşlarım;

Bildiğiniz gibi son dönemde TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Yönetimi’nde 11.Dönem Şube Başkanı olarak görev yaptım. Şubat ayında gerçekleştirilen 12.Dönem Genel Kurulu’nda da İzmir Şube yönetimine seçildim. İki listenin yarıştığı seçimlerde, içinde yer aldığım liste İzmir Şube Yönetimi’nde azınlıkta kaldı. Demokratik süreçler içinde ortaya çıkan bu durum herkesin kabullenmesi gereken bir durumdur ve önümüzdeki dönemde de Şubemizin etkinlik ve mücadelesine gerekli desteği vermeye devam edeceğim.

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 741

EKÜMENOPOLİS: İstanbul Üzerine Belgesel Bir Filmden İzler

Aysun Koca*

“Bir şehir farklı tür insanlardan oluşur;

benzer insanlar bir şehir meydana getiremezler.”

Aristoteles

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 2553

İstanbul Gözün Aydın! Bütün Sorunların Son Bulacak...

 

İSTANBUL GÖZÜN AYDIN!

BÜTÜN SORUNLARIN SON BULACAK…

NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ ARTIK “2. BOĞAZ OLACAK”: KANAL İSTANBUL !...

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 1624

TOKİ’nin Konut Kurultayı, İçerisi ve Dışarısı…

Aysun KOCA

“Kentsel dönüşümün tüm aktörlerini bir araya getiriyor” çağrısı ile başlayan Konut Kurultayı, ilk saatlerinde, kentsel dönüşümün bizatihi asıl öznelerinin protestosuna sahne oldu. Başbakan ve TOKİ başkanı kurultay açılış konuşmalarını basına ve protokole sunarken, dışarısı Başıbüyük’ten, Tozkoparan’dan, Gülsuyu-Gülensuyu’ndan, Sarıgöl’den gelen mahalle temsilcileri ve 3. Köprü Yerine Yaşam Platformu’nun protestolarına sahne oluyordu.

 

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 1519

Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi Ve Unutulan Sözler

Ahmet TURGUT*

İstanbul sanayileşmesi, kentleşmesi ve en son küreselleşmesi ile cumhuriyet tarihimizde, her açıdan ülkemizin en önemli kenti olarak varlığını sürdürmüştür. Özellikle sanayileşmenin hızlandığı 1950’li yıllar ve sonrasında artan göç hareketleri, İstanbul’un hem nüfus, hem de yapı stoku olarak gitgide yoğunlaşmasına neden olurken, bu kentleşme hızı ile doyum noktasına ulaşan kent, 2000’li yıllar ile birlikte bu kez küreselleşmenin tetiklediği yeni bir göç hareketinin odak noktası haline gelmiştir. Bu uzun süreçte ve farklı biçimlerde yaşanan denetimsiz yapılaşma ile nüfus artışı sonucu, İstanbul’da yaşamak her geçen gün daha da zor bir hal almaktadır. Bunun karşısında ise hem merkezi hem de yerel yönetimler tarafından kentimizde, mevcut nüfus ve yapı yoğunluğunu daha da arttırıcı kararların alınması, İstanbul’un daha da içinden çıkılmaz problemlerle boğuşmak zorunda kalması durumunu ortaya çıkarmaktadır. Alınan bu kararlar, bir tarafı ile İstanbul’un gelişimini yönlendirmek adına yapılan planlama çalışmalarının içini boşaltırken, bir diğer tarafı ile de İstanbul’un “planı” varken, plana bile uyulmadan plansız şekilde gelişmesine neden olmaktadır.

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 4233

3. Köprü Projesi’nde Davalar

Aysun KOCA

3. Köprü projesi artık yargıda

TMMOB’ne bağlı Çevre Mühendisleri, Harita Mühendisleri, İnşaat Mühendisleri, Kimya Mühendisleri, Makina Mühendisleri, Mimarlar, Orman Mühendisleri, Peyzaj Mimarları, Ziraat Mühendisleri ve Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubeleri olarak 10 meslek odası, geçtiğimiz hafta 3. Köprü projesini yargıya taşıdılar.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan itirazlara yanıt alınamadığı için başlatılan yargı süreci, 25 Ocak’ta Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde bir basın açıklaması ile kamuoyunun dikkatine sunuldu.

Dava gerekçeleri

Mimarlar Odası 3. Köprü projesinin yasal sürece oturtulmasının aşamalarını anlatarak, köprü projesinin 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı hükümlerinde yer almadığını, plan hükümlerinin bütününün köprü projesi dışında çözümler üretmeyi amaçladığını vurguladı. Planlama sürecinin 1/25.000 Ölçekli İstanbul İli Kuzey Marmara Otoyolu Nazım İmar Planı’nda işlenen 3. Köprü projesinin, aykırı olduğu üst ölçekli plana (1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı) uydurulabilmesi için plan notunun “ölçek sebebiyle” ibaresi ile değiştirilmiş olması belirtildi.

Şehir Plancıları Odası, hazırladığı raporun özet sonuçları ve görselleri ile, köprü projesinin İstanbul için –geçmiş köprü deneyimleri ile beraber– ne gibi yıkımlar getireceğini vurguladı. 3.köprü projesini “siyasetin kolaylaştırdığı bir ekonomik düzen” şeklinde ifade etti. Bir helikopter uçuşuyla şekillenen güzergâh, el değiştiren araziler, Şubat ayında meclisten geçirileceği bilinen 2B yasası ile orman alanlarındaki değişimin yasal zemine oturtulması, basından duyulan “yeni” projeler, yeni kentsel dönüşüm ilanları, sosyal kutuplaşmalar “siyasetin kolaylaştırdığı yeni İstanbul çehresi” aslında… Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin 3. Köprü projesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden geçirilen 3. Köprü Planı (1/25.000 Ölçekli İstanbul İli Kuzey Marmara Otoyolu Nazım İmar Planı) ve 3. köprüye yer vermeyen 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda yapılan plan hükmü değişikliklerinin yürütmelerinin durdurulması ve iptalleri talebiyle 21 Ocak’ta açtığı dava metinlerine şu adresten ulaşılabilir: http://www.spoist.org/gundem/3-kopru-projesi-yargi-da

ÇED sürecinde yeni aşama

27 Ocak’ta Çevre Mühendisleri Odası, yaptığı basın açıklaması ile 3. Köprü projesi için muaf olduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi(ÇED)’nin, yargı kararıyla zorunlu hale geldiği duyurdu. Çevre Mühendisleri Odası’nın açtığı davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, geçici 3. madde düzenlemesi ile “7.2.1993 tarihli ve 21489 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nden önce uygulama projeleri onaylanmış veya çevre mevzuatı ve ilgili diğer mevzuat uyarınca yetkili mercilerden izin, ruhsat veya onay ya da kamulaştırma kararı alınmış veya yatırım programına alınmış veya mevzi imar planları onaylanmış projelere Çevre Kanunu ve ilgili diğer yönetmeliklerde alınması gereken izinler saklı kalmak kaydıyla ÇED Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmayacağı” hakkından yararlanan, 3. Köprü projesi dâhil, tüm projeler için ÇED yapımının zorunlu olmasına karar verdi.

Bu kararı, 3. Köprü projesi sürecinin her alanda takibi anlamında olumlu olarak değerlendirsek de; ÇED deneyimiyle geçen 16 yıllık sürede yüzde 98 oranında ÇED olumlu, yüzde 2 oranında ÇED olumsuz olarak sonuçlanan ÇED süreçleri, ÇED raporlarının sadece devletten “proje yasaldır, çevreye hiçbir zarar vermemektedir” raporu alabilmek için hazırlanan dosyalardan ibaret olduğunu düşündürtüyor. Son yıllarda proje düzeyinde yapılan ÇED’e karşı oluşan endişeler doğrultusunda daha geniş kapsamlı bir değerlendirme sistemi olarak Stratejik Etki Değerlendirmesi (SÇD) geliştiriliyor. SÇD halen yürürlükteki ÇED yönetmeliğinde yer almasa da; gelişmiş ülkelerde ÇED sürecine yeni bir içerik kazandırmış. 3. Köprü projesi kapsamında bakarsak, proje sadece doğal alanların etkilenmesi ile sonuçlanmayacak, İstanbul’un sosyal ve ekonomik yapısında da değişimleri tetikleyecek boyutta. Dolayısıyla SÇD süreci bu proje için kapsamlı ve sistematik bir değerlendirme olanağı sunabilir. Çünkü;

“Paydos…

Diyecek bir gün tabiat anamız,

Gülmek, ağlamak bitti çocuğum

…”

Nâzım Hikmet

Son söz

Son günlerde basından takip edilebilen İstanbul’un Karadeniz kıyısında “Yeni İstanbul” projesi ile köprü projesinin bağlantılı olabileceği, yeni endişeleri de beraberinde getirmekte. Tarihinin, merkezinin, kıyısının, ormanının ayrı ayrı projelere konu olduğu, adeta “yapboz kent”e dönüşen İstanbul için 3. Köprü projesi ve kent içine bağlantı yolları, dört bir yanına yatırılan/yatırılacak olan sermayenin eksik olan altyapısıdır belki de… Açılan davaların seyri nasıl bir etki yaratır bilinmez ama, basın toplantısında söz alan adı geçen tüm oda temsilcileri bu sürecin takipçisi olacaklarını söylemişlerdir. Sürecin asıl takipçisi, köprü altında yaşayacak olan mahalleliler, köylüler olmak üzere, tüm sakinler olmalıdır.

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 2223

İstanbul’da Tarih ve Yıkım: Bir Serginin Hayal-Et’tirdikleri

Aysun KOCA *

 “… Merdivenlerin yolların kaç basamaktan oluştuğundan, kemer kavislerinin açı derinliğinden, çatıların hangi kurşun levhalarla kaplandığından söz edebilirim sana; ama şimdiden biliyorum, hiçbir şey söylememiş olacağım sonunda. Zira bir kenti kent yapan şey bunlar değil, kapladığı alanın ölçüleri ile geçmişinde olup bitenler arasındaki ilişkidir.”** diye karşılıyor İstanbul’un orta yerinde bir sergi.

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 1771

İstanbul Sansasyonel Ekolojik Planı


Azat YALÇIN*

Hiç farkettiniz mi? Okuduğumuz tüm makaleler ve kitaplar sanki bizim o konuda hiç bir bilgimiz olmadığını varsayarak yazılmış gibi. suyun korunmasıyla ilgili bir öneri veya akademik incelemeyi kaleme alırken yazar; suyun neden korunması gerektiğini bir yerlerden kopyalayıp yapıştırıveriyor (günümüzde şu kadar insan susuz bu kadar insan kirli...vs). Bu yeni akademik yazışma yöntemi bana ''karşındakini aptal yerine koy öyle anlat'' gibi düşünceler uyandırıyor. Bu yüzden şu zaman da bilim, insanlık tarihinin en ''geyik'' dönemine rastlamış gibi. Herkesin eli çenesinde, kafa sallayarak ''hmmm'' halleri ve içinden ''hay senin.. sadete gel sadete''...

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 2081

Raci BADEMLİ`ye Mektup

Savaş Zafer ŞAHİN

Raci Hocam,

Seni kaybedişimizin üzerinden tam 2555 gün ya da 364 hafta geçti. Halk arasındaki meali 7 sene. Sayıların söylediklerine kulak verirsek ilginç bir yerdeyiz. Seni kaybedişimizin üzerinden geçen hafta sayısı bir yıldaki gün sayısına denk.

Bir şekilde bizi izlediğini biliyorum. Seni hatırlarken beylik laflar etmek, “O’nu yedi yıl önce kaybettik...”le başlayan cümleler kurmak yerine aradan geçen vakti bile ifade ederken güneş görmemiş yerleri keşfetmemizi beklediğini biliyorum. Hatta birilerinin meslek duayenlerinin anılmasını plancı gözüyle değerlendirmesi, bir köşeye sigara paketi kadar da olsa bir eskiz karalaması en güzeli...

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 1596

Oktay EKİNCİ’nin Değerlendirmeleri Üzerine Birkaç Söz

Oktay EKİNCİ’nin  Rantçı Politikalarla Kol Kola Meslek Odacılığı” ve “Meslek Şovenizmi” Değerlendirmeleri Üzerine Birkaç Söz

Dr. Ümit ÖZCAN*

 

Oktay Ekinci’nin “Mimarlık Paylaşılamıyor” başlıklı yazısı bir plancı olarak beni çok eski tarihlere götürdü. Mezuniyet öncesinden başlayarak Şehir Plancıları odası camiası içinde emek vermiş bir kişi, hatta mimarlık meslek alanı ile Planlama meslek alanı tartışmalarının tam ortasında mücadeleye katılmış, kendisini mimardan çok plancı kabul eden, kamu kurumları ile yakın dirsek temasını koruyarak edindikleri kazanılmış haklarla planlama meslek alanını gasp eden ve Şehir plancılarını kendi tahakküm alanlarından püskürtmeye çalışan “mimar” lar arasında en ön sıralarda yer alan Sn Ekinci’nin o günkü tartışmaların temel gerekçelerini hiç hatırlamaksızın, o günleri yeniden hortlatan temelsiz iddialarını o tartışmaların Şehir Plancıları Odası adına tarafı olan bir kişi olarak hayret ve ibretle karşılıyorum.

Last Updated on Friday, 20 April 2012 11:48

Hits: 2620

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version