Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

Bir Kent Nasıl Canlandırılır?

Jan Gehl, Lars Gemzoe, Sia Kirknaes & Britt Sondergaard,

 

Kopenhag, ilgi çekici kamusal mekanlar yaratılmasında deneyimler sunuyor.

Danimarkalı mimar Jan Gehl mükemmel kentler yaratılmasında dünyanın önde gelen otoritelerinden birisidir. O ve uzun zamandan beri birlikte çalıştığı Lars Gemzoe; detaylı olarak Kopenhag’ın başarılı kamusal mekanlarının dönüşümünü kaydettiler.

Kaynak: PPS 16.03.2008 Çeviri: Özge YILDIRIM

 

Kamusal mekanlar – kentsel mekanlar- bir zamanlar insanların yaşamında bir gereklikti, günümüzdeyse sadece bir tercih.  İnsanlar geçmişte sokakları, meydanları, pazarları ve parkları, kalitesine ve çekiciliğine bakmaksızın kullanmak zorundaydı.

 

Öyleyse 21. yüzyılda kamusal alanın amacı nedir? Neden bazı mekanlar yaygın bir şekilde kullanılırken, bazıları unutuyor ve kullanılmıyor? Kamusal arenadaki hayat günümüzde bize hangi anlamı ve işlevi sunuyor? Kentsel mekanlar için değişen beklentiler nelerdir?

 

Pek çok açıdan, çağımızda kamusal mekanların ve kentsel mekanların planlanması, toplumdaki büyük değişiklikler bağlamında ortaya çıkan tümüyle yeni bir alandır.  Canlı kentsel mekanların yaşamın evrensel bir olgusu olduğu II. Dünya savaşından önceki kentsel planlamayla biraz benzerlikler taşıyor. Özel araçların, banliyö alışveriş merkezlerinin sayısız ev eğlence imkanlarının, geniş arka bahçelerin artışı ve evde kalmaya cezbeden diğer pek çok özendirici şeylerle birlikte artık insanlar kamusal alanlara zorunluluktan değil tercih ettiklerinden çıkıyor. Bu da yeni bir gereksinimi; kentsel mekanların tatminkar ve davetkar yapılmasını ortaya çıkarıyor. Ortalama kamusal mekanlar insanların ziyaret etme zahmetine katlanmayacaği mekanlar haline gelecek. Buna karşın mükemmel olanlar insanları kendisine çekmeye devam edecek ve kentsel canlılığı ve toplum hissini besleyecek.

Image

1880: Kopenhag’ın ana alışveriş sokağı Stroget, kentin kamusal yaşamının merkezidir.

Image

1960: otomobiller Kopenhag’i tamamen sararken, Stroget’in canlı ruhunu yok etti.

Image

1968: Yaya yolu haline getirildikten (Avrupadaki ilklerden biri) 6 yıl sonra Stroget bir kez daha kentin kalbi haline geldi

Image

2005: Günümüzde Kaldırım cafleriyle çevrilmiş olan Stroget, hiç olmadığı kadar popüler. Gehl’in çalışmaları Kopenhag merkezinin günümüzde 1962’ye göre 3 kat daha fazla  insan tarafından kullanıldığını gösteriyor.

Kopenhaf’daki kentsel mekanlar

Kopenhag kentsel yaşamda neler olup bittiğini araştırdığımız laboratuardır. Danimarka Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki Mimarlık Fakültesinden araştırmacılar1968, 1985, 1995 ve 2005’te kentteki kentsel mekanlardaki değişimleri detaylı bir biçimde araştırdılar.  Kopenhag; Kentsel yaşamdaki gelişmelerin ve devam eden değişikliklerin anlaşılabilmesi için on yıllık süreler halinde kamusal yaşamın haritasının çıkarıldığı dünyadaki ilk kent oldu. 

 

Kopenhag; 1950’lerdeki özel araçların büyük ölçekli istilasından kısa bir süre sonra yayalar için daha iyi koşullar sağlamak için çaba gösteren kentlerin başında gelmektedir. Sokak ve meydanların yaya güzergahı haline dönüştürülmesi ilk 1962’de gerçekleşti. Kentsel mekanlardaki bu ilk iyileştirmelerden sonra çok sayıda sokak ve meydan yaya kullanımı için dönüştürüldü.

Image

1954: Bir zamanlar Gammeltorv Meydanı and Nytorv Meydanı otopark olarak kullanılıyordu.

Bundan dolayı Kopenhag bugün kentsel yaşamın karakterini ve toplumdaki değişiklikleri adapte ederek kamusal mekanlarını dönüştürmek için en hedefli çaba gösteren kentlerden birisidir. Kopenhag “yeniden fethedilen” kentlerden; araç trafiği ve  hoş kentsel yaşam arasında daha iyi bir denge bulmak için uğraşan kentlerden birisidir

Image

2006: Şimdi bu meydanlar radikal bir biçimde yeniden canlandırılan kentteki sevilen toplanma noktalarıdır.

Kentsel Mekanın Dönüşümü:

Uzun dönemli tarihsel perspektifte görüldüğü üzere kentsel mekanlar her zaman 3 ana fonksiyona hizmet etmiştir; buluşma mekanı, Pazar alanı ve bağlantı mekanı. Buluşma mekanı olarak kentler  her türlü bilginin sosyal değiş tokuşu için fırsatlar sunmuştur. Pazar alanı olarak kentler mal ve hizmetlerin ticari alışverişini kolaylaştırmıştır. Ve son olarak kamusal mekanlar kentin tüm fonksiyonlarına erişmeye ve bağlantıya imkan vermiştir. Bu doku ilk kentsel yerleşimlerde tespit edilebilir ve aydınlanma dönemi ve sanayi çağındaki kentler kadar, orta çağ, Rönesans ve barok kentlerinde, antik yunan ve Roma kentlerinin kalıntılarında açıkca görülebilir.

Kentsel mekanlar her zaman insanlarla kaynaşmakta ve tarih boyunca faaliyet görmektedir. 1900’taki Kopenhag; günümüz Asya, Afrika ve Güney Amerika kültürlerindeki sokak yaşamıyla pek çok ortak özelliği paylaşıyor. Çok daha az gelişmiş toplumlardaki mesele olduğu gibi kentsel mekana gerekli aktivitiler hakim. Kamusal alanlar buluşma mekanı, Pazar alanı ve bağlantı mekanı olarak rol oynamaktadır. Sokaklar mal ve paket taşıyan insanlarla doludur. Mallar; kulübelerde ya da sokak tezgahlarında satılmaktadır. Her yaştan insan kent yaşamının bir parçası olmak, neler olup bittiğini görmek için ya da kalabalık evlerinde, küçük dükkanlarda ya da dar atölyelerde yeterince yer olmadığından sokak ve meydanlardadır.

Bu esnada Refah toplumlarında insanların kentsel mekanı kullanımı ise boş zaman aktiviteleriyle karakterize olmaktadır. Yaya yolları 1960’larda kentsel mekanın insanların yaşamlarında bir zorunluluktan sadece eğlenceliyse kullanılan bir seçeneğe dönüşmesi bağlamında ortaya çıkmıştır.  O zamanlar kent sokakları ağırlıklı olarak alışveriş için düşünülmekteydi ve yayalaştırma insanların trafikle bölünmeden canlarının istediği gibi alışveriş yapmasına imkan verdi.

Kopenhag’ın kent mekanında yeni dokular 1968 gibi ortaya çıktı. İlk sokak cafelerinin açılması, öğrenci ayaklanmaları ve hippi hareketi, insanları kültürel ve politik etkinlikler için sokağa çıkarmıştır. Kentsel mekandan keyif alınabilmesine imkan verecek şekilde Kopenhag’tan araç otoparklarının kademeli olarak azaltılmasıyla bu trent güçlendirilmiştir. Sadece birkaç on yıl içerisinde öncelikle çalışmaya ve temel gereksinimlere adanmış kent, keyif ve boş zaman kentine dönüştü. Tabiî ki, Kopenhag’ın kent mekanındaki tek odak olmadan iş ve alışveriş devam ettiğinden resim bu kadar basit olmadı.

1970’lerde ve 1980’lerdeki anket araştırmalarında insanlara kent merkezine neden gittiklerini sorduğumuzda cevapları alışverişti. Aynı soruyu 2005’te sorduğumuzda cevapları daha çok “kentte olmak için”di. Bugünlerde kent manzarası kendi içinde amaçtır, başlı başına  değerli bir aktivite.

Son 40 yıl içerisinde kent yaşamının gelişimine genel olarak baktığımızda kent merkezinin çok daha fazla kişi tarafından kullanıldığını ve dükkanların genellikle kapalı olduğu hafta sonları ve akşamları da dahil olmak üzere orada daha fazla vakit geçirdiğini görüyoruz. İnsanların evde kalmayı tercih ettiği kış mevsiminde bile çok daha fazla kullanım söz konusu. Bu; kentsel yaşam deneyinimi canlandırmak ve zenginleştirmek için kamusal mekanlarını iyileştirmek isteyen kentler için görkemli ve dikkat çekici bir gelişimdir.

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version