Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

Dünya`dan Planlama

Muhbir Kentler - Snitchtown

Sovyetlerin Finlandiya’yı işgali sırasında KGB karargahı olarak kullanılan 12 katlı otel Torni Helsinki merkezde en yüksek binaydı. Günümüzde, Torni oteli damalı bir levha ile şahitlik ederek geçmişini yansıtır ve aynı zamanda KGB’lilerin burayı terk etmesisin ardından Finlandiyalıların 40 kilometre uzunluğunda döşedikleri gizli telefon dinleme kablosu ile de bilinir.

Yazar: Cory Doctorow* Kaynak: Forbes, 16.06.2007 Çeviri: Ahmet Cemil Pesen

 

 

Doğu Alman Güvenlik Bakanlığı artarak çoğalan teftişte sınır tanımazken, Doğu Berlin’in gizli evraklarını toplama için bir ihbar ağı kurmuştu. Kimlerin yıkıcı espriler yaptığını biliyorlardı ancak Duvarın yıkılmak üzere olduğu gerçeğini kaçırmışlardı.

Herkesi izlediğinizde, kimseyi izleyemezsiniz…

Bu gerçek günümüzde kentlerimizi kuşatan dijital gözetme teknoloji operatörlerinin kaçmasına neden olmuştur. Yeni cesur dünyada kapı kameraları, ileri teknoloji algılayıcılar, radyo dalgalı geçitler, metrolardaki çanta tarayıcılar ve ofis güvenlik masalarındaki resim tarayıcılar, küresel istihbarat kentsel hastalıkların çözümlenmesindeki evrensel çözüm olarak görülmektedir. Ama gerçek şu ki her zaman hazır olan kameralar sadece kentlerin işlemesini sağlayan sosyal kontratın ihlal edilmesidir.

Kentte barış içinde sosyal bir hayvan olarak yaşamanın anahtarı bazı şeyleri görmekle görmemek arasında dengeyi iyi kurmaktır. Metro yolunda ilerlerken önünüzdeki bayanın ayaklarına basmamaya çalışırsınız ve çok güzel çantasını hafızanıza kazırsınız. Ama göz temasında bulunmazsınız başınızı öne eğersiniz. Yada eğer yapabiliyorsanız bunun oldukça kısa süreceğinden emin olursunuz.

Duran trafikte bile aynalarınızı kontrol etmek iyi bir pratiktir ama yanınızdaki burnunu karıştıran kişiye dik dik bakarak onu işaret etmek kötü bir surettir, hatta kendi burnunuzu karıştırmaktan bile daha kötüdür.

Bir keresinde Japon bir arkadaşıma Tokyo metrosunda neden birçok insanın tıbbi maske taktığını sordum. Yoksa hastalık hastası mıydılar? Dürüst gelenekler bulaşıcı nezlenin üstesinden mi geliyordu? Evet... tabiî ki dedi, ama bu sadece hikayenin bir kısmıydı. İnsanların bu maskeleri giymesinin gerçek nedeni yüzlerinde rahatsız edici ifadeden diğerlerini mahrum etmek, yüzünü izole etmek ve diğer kişilerin durumları karşısında yüz hatlarını gizlemektir.

Image 

Bu narin sosyal kontrata saygı göstermeyen bir tek sakin var: kapalı devre televizyon kameraları. Her zaman hazır ve ilgi bekleyen kapalı devre televizyon kameralarının görünebilen sahipleri yoktur. Pasif bir sesi; “hata yapıldı” “kamera sizi kaydetti” diyen bir sesi vardır.

Kameralar korkak ve ucuz cevap veremeye hazır bir sistemin aniden ortaya çıkan bir özelliği gibidirler. Ve her yerdedirler: Londra da yaşayanlar gün içinde 300 defandan fazla resimlenirler.

Kameraların ironisi kimsenin izlendiğini umursamamasıdır. Bağımlılar kapalı devre televizyon kameralarını önemsemezler. Çıldırmış ırz düşmanları ve diğer duygusuz satıcılar yılmış değildirler. San Francisco’da kapalı devre televizyon kameraları ve bir polis istasyonuna rağmen iki kere sokak serserileri tarafından sıkıştırıldım. Kiralık arabam Vancouver Gastown garajında kapalı devre kamera sistemi şahitliğinde çalındı.

Üç çılgın çocuk Londra’da metro çıkışında arkadaşımı evini kadar takip edip onu kapısının önünde öldürdüler.

Çılgın, umutsuz, arsız insanlar hayatlarında iyi yönde kararlar için rasyonel hesap yapamazlar. Bir serseriye, sokak satıcısına yada cep telefonu hırsızına dönüşen kişiler genellikle hayatlarında kötü kararlar verirler. Gözetleyiciler bu kişiler için caydırıcı değildir.

Dahası kameralar ürer ve insan gözünün yerine geçer. San Francisco’da ki bloğumda polisler arabalarında bekler ve kameraların gözetleme işini yapmasına izin verirler. Metro istasyonlarında geceleyin hiçbir insan koruma görevlisi yoktur, sadece kapalı devre kamera sistemleri yolcu ücretlerini kontrol eder.

Şimdilerde Londra şehir konseyi uzaktan kumandalı “vatandaş, çöpünü yerden al” “bayanlara yan yan bakmayın” “ilerleyin” diye bağıran yeni sesli kapalı devre kamera sistemleri kuruyorlar.

Evet bu işleyecek!…

Her gün cam hazneli yayılmış kameralar ve derin banliyö kapı koruma mantalitesi kentimizi tehdit ediyor. Daha çok kapı kameraları, posta kutusu kameraları, arabamızda da çok kamera…

Geleceğin kentleri kozmopolitliğin yok edildiği, her burun çekişin not edildiği ve internete yüklendiği bitişik Panopticon (yapılan her hareketin izlendiği ancak izleyenlerin görülmediği hapishaneler) halinde şekillenme yolunda. Herhangi bir şey saklayamazsınız ama bir neden var banyoların kapısını kapatmadan önce tüm çekmecelerinize baktık.

Hile yavaşça ilerleyen kameraların yasalarını içermektir. Kent vatandaşlarını gözetim altında tuttuğunda, karşılıklı denetimimiz limitlenir… Her gün her hareketinizi izleyen polisler ile veya sizi izleyen alışveriş merkezi sahipleri veya sizin yan komşunuzu izlediğiniz gibi.

Ben bir optimistim. Bence sosyal kontratımız teknolojimizden daha kuvvetli. Sahip olduğumuz en kuvvetli sözleşmelerdir. Bir birimizin camlarına teleskopla bakmıyoruz, çünkü bunu sadece suça eğilimler yapar.

Ama onların muamele ettiği gibi hayatımızın kaydedilmesi hakkını geri talep etmeliyiz. Biz yolculara metroda fotoğraf çekmek yasaklanıyorken Newyork Metropoliten Ulaşım Müdürlüğünün metro platformlarına yerleştirildiği kameraları geri kaldırmalıyız. Müzelerde ve galerilerde kültürel mirasımızı fotoğraflayabilmeliyiz ve muhbir kameraları, kameralarımızı cebimizde tutmamıza neden olan kiralık korumaları engellemeliyiz.

Onlar bizim kentlerimiz ve kurumlarımız. Ve biz yaşamak istediğimiz geleceği seçeriz.

*Cory Doctorow popüler bir internet sitesinde bilim kurgu yazarı ve editör

 

http://www.forbes.com/2007/06/11/urban-surveillance-security-biz-21cities_cx_cd_0611futurecity.html

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version