Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

Dünya`dan Planlama

Sayılarla: Gelecekteki Mega Şehirler

Thomas Malthus’tan Çağrı: Kabusunuz sonunda kapıya dayandı.

İngiliz ekonomist olan Malthus, ününü 1798’deki öngörüsüne borçludur.1798 Malthus, eğer nüfus artışı bu seviyede giderse dünyada yiyecek üretimi, tüketimi karşılayamayacak, kıtlık ve açlık sonucunun ortaya çıkacağını belirtmiştir. Malthus`un bu öngörüsü çağında çok karamsar bir öngörü olarak tanımlanmış hatta basit bir kıyamet hikâyesi olarak düşünülmüştür. Fakat ne yazık ki 21. yüzyılda 3. Dünya ülkelerinin büyük şkentdeki kontrol edilemez büyümenin sonucunda insanlığın sonu Malthus`un senaryosu ile örtüşebilir.

Yazar: Mark Lewis, Kaynak: Forbes, 16.06.2007 Çeviri: Gizem Erdoğan

 

Bu kitlesel bir kıtlık anlamına gelmiyor ancak gelişen tarımsal teknolojiler bu kâbusu korkulan olmadan önleyebilir. Fakat Dünya’nın devasa şehirleri Malthus`un düşüncesine yardım edercesine tonlarca yiyecek talep etmeye devam ediyorlar. Eğer şehirleşme bu hızla devam ederse, 2030’da Dünya nüfusunun %60`ı şehirlerde ikamet edecek dolayısıyla milyarlarca insan geniş gecekondu mahallerinde(daha doğrusu plansız gelişen mahallelerde) yaşamlarını sürdürmeye çalışacaklar. Bu da ne yazık ki insanları kitlesel hastalıklar ile baş etmek zorunda bırakacak ki bunu da madalyonun öteki yüzü olarak adlandırabiliriz.

Sayılarla: Gelecekteki Mega Şehirler

1900 yılında Dünya’nın en büyük şehri Londra’ydı ve henüz Mega şehir de değildi.(Mega şehir eşiği 10 milyon nüfus olarak belirtilmiştir ki o zaman ki Londra nüfusu 6.5 milyon olarak tespit edilmiştir.)1900 deki en büyük 10 şehir sıralamasındaki hemen hemen bütün şehirler Amerika ve Avrupa kıtasındaydı. Tek istisna dışında: TOKYO. Tokyo o zamanlar Dünya’nın 7. Mega şehriydi ve nüfusu sadece 1.5 milyondu. Şu anda Tokyo Dünya’nın 1. Mega şehri ve nüfusu 35.2 milyon. Birleşmiş Milletlerin hesaplamalarına göre Tokyo 2015’te de bu unvanı 35.5 milyon nüfusla elinde tutacak. Fakat Tokyo’nun nüfus hızı yavaşlıyor. Ama bu unvan gelecekte Bombay, Şanghay ve Dakka gibi şehirlerin eline geçebilir.

Dünya nüfusunun 9-10 milyar aralığında sabit olmasına rağmen, mega şehirler acımasız genişlemelerine devam etmekteler. Çünkü kırsal kesimde yaşayan fakir insanlar kentlere

göç edip kentlerin fakirleri olmayı seçmekte. Şehirlerdeki su, barınma sorunu, altyapı sistemlerinin yetersizliği, kirlilik gibi yıldırıcı sorunlara rağmen bu insanlar kentlere doğru göçlerini sürdürmekteler. Bu azimle göç eden insanlar, suları akmayan kanalizasyon sistemi olmayan barakalara yerleşmekteler Şaşırtıcı derecede bu sorunların olmasına rağmen kendilerini eski yaşantılarından daha zengin görmekteler.

ABD bu yeni Dünya düzeninin jandarmalığına soyunurken, bu kadar aşırı sorunla baş edeceğini düşünmemişti. Sadr (Bağdat yakınlarındaki) şehrinin gecekondu mahallerinin resmini çıkardığımızda Dünyanın diğer şehirlerinden çözülmesi gereken 100 kat daha fazla sorun vardı.

Bunlar kötü haberler. İyi haberleri söylemek gerekirse en azından iyimserler için, gelişen dünyanın çoğu bu şehirleşme kıskacının arasından sıyrıldı ve şehirlerindeki gelişimlerini büyük ölçüde tamamladı. ABD’nin 1900’daki en kalabalık 10 şehir listesindeki üç şehri- New York, Philadelphia, Chicago- vardı. ABD’nin yarısı 1920’lerde şehirleşti. Bugünlerde çoğu  Amerikalı aile kentsel alanlarda makul derecede! rahat bir yaşam sürdürüyorlar. Bu 1900 yılındaki en büyük 10 şehir listesinde şehirleri bulunan ülkeler için de geçerli. ABD`nin şu andaki 2 mega şehri -New York ve Los Angeles- bu yarışta kendi paylarına düşeni alsa da, listedeki sadece birkaç şehir geleceğin şehri olarak tanımlanabiliyor.

1900 yılında dünyanın en kalabalık 10 kenti 

Rank

Urban Area

Population

1

London

6.5 million

2

New York

4.2 million

3

Paris

3.3 million

4

Berlin

2.7 million

5

Chicago

1.7 million

6

Vienna

1.7 million

7

Tokyo

1.5 million

8

St. Petersburg

1.4 million

9

Manchester

1.4 million

10

Philadelphia

1.4 million

Kaynak: Four Thousand Years Of  Urban Growth:An Historical Census By Tertius Chandler

Sanayi Devriminin başlamasıyla birlikte Londra’nın nüfusunda oluşan patlama sonucunda Malthus bir takım hesaplamalar yaparak felaketi tahmin etti. Benzer olarak Karl  Marx da varoşlarla dolu Londra ve şeytansı değirmenlerle dolu Manchester`da  bir isyanın patlak verebileceğini öngördü. Bu öngörünün yerine İngiliz toplumu bu büyük değişikliğe adapte oldular -tabii bunda evrimin hızının ok büyük olması da yatar- ve sistemdeki problemleri kendilerine uygun bir biçimde düzelttiler. Tabii bu sistemin içine giren 3. Dünya ülkelerinin şehirlerinde sorun açık: Devasa hatta destansı derecedeki şehirleşme oranı. Bu oranlar son derecede sarsıcıdır ama bu oranların sonunda insanlığı büyük bir yıkım bekliyor demek değildir.

Ama hala karamsar düşünceleri es geçemeyiz. Çünkü Malthus’un öngördüğü geleceğin bir örneği Lagos şehrinde yaşanmaktadır.1950’de Lagos da 300.000`den az insan yaşamaktaydı, şu anda ki rakam ise 10.9 milyon. Bu yeteri kadar kötü olmasına rağmen durum 2015’te Birleşmiş Milletler verilerine göre daha kötü olabilir. Çünkü 2015’te beklenen nüfus 16.1 milyon. Bu demektir ki 10 yıldan az bir zaman sonra Lagos’a 5 milyon yeni insan dahil olacak. Zaten şu andaki nüfusu ile kaos içinde olan Lagos 5 milyon ek nüfus ile sağ kurtulabilecek mi? Bunun çözümünü bulmak için önümüzde çok zaman yok.

 

http://www.forbes.com/2007/06/11/megacities-population-urbanization-biz-cx_21cities_ml_0611megacities.html 

 

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version