Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

Dünya`dan Planlama

2100 ün Hayalet Kentleri

Image

Günümüz Londra’sı ya da New York’u gibi, Pakistan’daki Moenjodaro kenti,  900 yıl boyunca medeniyetin gelişmesinde kentsel bir merkez olmuştur. M.Ö 1700’de kent sakinleri aniden Indus Vadi kentini terk etti. Ani ölümcül darbeyi getiren istila ordusu kente saldırdığında, Moenjodaro’nun zaten ekonomik bir gerilemenin içinde olduğuna inanılmaktadır.  Moenjodaro bundan sonra tekrar kendine gelememiş ve onun egemenliği altındaki Indus Vadisi medeniyeti de bir süre sonra yok olmuştur.


Yazar: Elisabeth Eaves, Kaynak: Forbes, 16.06.2007 Çeviri: Özge Yıldırım

 

 

 

 

Günümüz kentlerinin pek çoğu oldukça sağlam görünmektedir. Aslında kentlerin yok olabileceği olasılığına; 10 milyonluk nüfusla mega kentler olarak adlandırılan kentlerin ortaya çıkışıyla devletlerin nasıl baş edebileceği konusundan çok daha az ilgi gösterilmektedir: Tokyo, New York, Sao Paolo ve Bombay şimdiden ya bu büyüklüktedir ya da bunun iki katı büyüklüğe erişmiştir.

 

 

Image

 

 Tokyo

 
Image
 
Bombay

Peki tam tersi bir problem ortaya çıkabilir mi? Bazı kentlerimiz tıpkı Moenjodaro gibi ortadan kaybolabilir mi?

Tabiî ki bunu tahmin edebilmek oldukça zordur ama küresel kentsel nüfus artmaya devam ederken, iklim değişikliği, yaşlanan nüfus gibi farklı nedenlerle bazı kentler giderek küçülmektedir. Sadece küçük kasabalar değil, zengin ulusların küçük toplulukları en uç etkilerle yüz yüze gelebilirler. Japonya’da sadece birkaç yaşlı sakinin yaşadığı pek çok kırsal köy tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. ABD’de Kansas ve Dakota’daki kasabalar genç insanların göçünden kaynaklanan yok olmayla yüz yüzedir. Bazı Kansan kentleriyse, karma ürünler için bedava arazi vererek buna karşı mücadele veriyor.

Ama bazı daha büyük merkezler de yok olma riskiyle karşı karşıyadır. Avrupa ve Kuzey Amerika’da kent plancıları şimdiden “küçülen kentlerle” ne yapacaklarını bulmaya çalışmaktadır.1989’da Berlin Duvarının yıkılmasından sonra Doğu Almanya’nın milyonlarca sakini batı’ya göç etmiştir.  Bir milyondan fazla apartmansa bunun sonucunda terk edilmiştir.

Buna istinaden Alman hükümeti şu anda küresel bir fenomen olan bu konu üzerine çalışmak için Küçülen Kentler Projesini başlatmıştır. Projenin; Rusya’nın Ivanovo, Almanya’nın Leipzig, İngiltere’nin Manchester ve Liverpool ve ABD’nin Detroit kentlerindeki küçülmeyi inceleyen gezici bir sergisi de vardır.

 

Image

Detroit


 

Image

 

Ivanovo

Bu kentlerin tamamen yok olup olmayacağı tabiî ki de kesin olmayan bir konudur. Detroit’in nüfusu 1950’den bu yana üçte bir oranında düşmüştür ve şu anda 950 bin kişi kentte yaşamaktadır. 2030’a kadar yavaş ama muntazam bir düşüş beklenmektedir; kent içindeki işsizlikse 10%’dan daha fazladır (buna karşın Detroit’in çevresindeki banliyöler büyümektedir). Eğer eğilim devam ederse 2100 itibariyle Detroit tanınamaz bir biçimde dönüşmüş olacaktır.

Detroit demografik afetle ilgilenirken, bazı kentler doğal olan afetlerle karşı karşıyadır. Kaliforniya Üniversitesinde araştırmacı olan Davis, San Francisco’nun 2087’ye kadar 75% ihtimalle 7 şiddetinde ya da daha büyük şiddetteki bir deprem yaşamasını bekliyor.  Bazıları hayatta kalan kent sakinlerinin kenti yeniden inşa edeceğinden bahsetse de, kentin 80%’ini sel altında bırakan Katrina Fırtınası sonrasında New Orleans’ın kaderi, çeşitli dersler ortaya koymaktadır.

Nüfusun pahalı ve coğrafi anlamda tehlikeli körfezden daha iç kentlere doğru kaymasının bir sonucu olarak San Francisco, Kaliforniya’daki hızla küçülen kentlerden birisidir. Büyük bir afet bu eğilimi hızlandıracaktır.

 

Image

San Francisco

Deniz seviyesinin yükselmesi de dünya genelindeki kentleri tehdit etmektedir. Gayretli Hollandalılar yeterli ve güçlü hendeklere sahiptir ve ülkelerinin üçte ikisi deniz seviyesinin altında olmasına karşın okyanuslardaki bir metrelik yükselmeden sağ çıkmayı sağlayacak mühendisliği ortaya koyacak kadar zekidirler. Ama Dünya Bankasının 2002 iklim değişikliği ve kentler üzerine olan raporuna göre, Batı Afrika’daki Gambia’nın başkenti Banjul erozyon ve deniz seviyesindeki yükselmenin birleşmesiyle tamamen okyanusa gömüleceğe benzemektedir. Aynı rapora göre, bu yüzyıl içerisinde dünya genelinde deniz seviyesi, İskenderiye, Tianjin, Jakarta ve Bangkok’un da aralarında yer aldığı pek çok kıyı kentini etkileyerek 10’la 90 santimetre arasında yükselecek.

 

Image

Gambia


Image

Venedik

İster doğal afet, isterse de ekonomik çöküş ya da kum ve suyun yavaş işgali olsun günümüz kentlerinin en azından bir kısmının kendisine anıt inşa eden kralların kralı Ozymandias*’la aynı kaderi paylaşacakmış gibi görünüyor. İngiliz şair Percy Bysshe Shelley’in yazdığı gibi “Hiçbir şey kalmamış etrafında. Çevresinde bu harap olmuş viranenin çok uzaklara yayılır hudutsuz ve çırılçıplak kumlar kimsesiz ve yatay”.

 

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version