Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

Dünya Şehircilik Günü 7. Türkiye Şehircilik Kongresi Bildiri Çağrısı

 

Bu yıl Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan Dünya Şehircilik Günü 7. Şehircilik Kongresi için başta şehir plancısı meslektaşlarımız olmak üzere, kentsel sorunlar üzerine düşünen uzmanları bildiri sunmaya davet ediyoruz.

 

Herkes İçin Kent, Herkes İçin Planlama: Akıllıca, Adaletle, Yeniden

Günümüzde, kentsel mekanın yaşanabilir ve paylaşılabilir bir toplumsal tüketim ve üretim alanı olması yanında bir birikim aracı olması durumu, ciddi bir gerilimi ortaya çıkarmaktadır. Bu gerilim, kapitalist kentin oluşumundan başlayarak her dönemde mevcut olmakla birlikte, neoliberal kent politikalarının egemenliğinin arttığı 1990`lar sonrası dönemde; "değişim değeri" üzerinden yeniden yapılanan kent mekanında giderek daha belirleyici olmuştur. Devlet ve planlama kurumları ise bu süreçte, pazarın düzenleyicisi olmaktan öte; kapitalist pazarı yönlendiren ve karlılığı artıran temel aktörler olmaya yönelmişlerdir.

Küresel kapitalizmin geldiği noktada, özellikle gelişmiş batı ülkelerinde, kentlerin üretimden çok tüketimin örgütlendiği yerlere dönüşmesi, hizmet sektörlerinin ve gayrimenkul piyasalarının gelişmesi sonucunda yapılı çevrenin yeni ihtiyaçlara göre yeniden yapılandırılması, kentsel rantların arttırılması ve yeniden paylaşılması önem kazanmıştır. Geç kapitalistleşmiş/ sanayileşmiş ülke kentlerinde ise iki paralel süreç bir arada yaşanmaktadır: Hem küresel üretimin mekanları, hem de tüketimin örgütlendiği mekanlar olan bu kentlerde, rant potansiyeli yüksek bölgeler kentsel projeler yoluyla ve büyük parçalar halinde dönüştürülürken, bir yandan da yoksulluk ve dışlanmanın mekansal boyutlarının açıkça ortaya çıktığı ve kentsel rantların bölüşülmesinin artık çok daha eşitsiz koşullarda gerçekleştiği gözlenmektedir.

Homojen ve monoton olduğu için eleştirilen, planlı modern kentler; yeniden yapılanma sürecinde artık kent planlarından çok, pazar mekanizması, ödeme gücü ve müşterinin talebi üzerinden şekillenmektedir. Böyle bir gelişim, planlanmanın etkinliğini zayıflatırken, bir yandan da kent mekanında sınıfsal ayrışmaları yeniden biçimlendirmekte, homojenleşen ve güvenlik kaygılarıyla oluşan kentsel mekanların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Bu süreçte kentin belleğini ve kimliğini oluşturan tarihsel ve doğal mekanlar zamanla yok olmakta ve koruma kavramı ile alt açılımları (kurum ve aktör yapıları) bu süreci kimi zaman kolaylaştıran birer araç niteliği kazanmaktadır. Böyle bir gelişme modeli sonucu, kentlerin geleceğini etkileyecek yaşamsal kararlar da yine bu kar mantığı içinde verilmektedir. Kentlerin çevresindeki doğal kaynakların yok olması, orman alanlarının ve su havzaların yerleşime açılması, kıyı alanlarında doğal dengenin bozulması, aşırı betonlaşmanın getirdiği ekolojik sorunlar ve karayollarına dayalı ulaşım modellerinin hız kesmeden devam etmesi; kentlerin geleceğine yönelik önemli tehditleri işaret etmektedir.

Bu yeni kentleşme biçimi ve planlamaya konu olan kentsel gelişmeler, çok farklı konuların eleştirel bir biçimde ele alınmasının da yolunu açmıştır. Kentsel ayrışma ve dışlanmanın yeni biçimleri "kent hakkı" bağlamında ve etik düzlemde tartışılırken kadınlar, engelliler, yaşlılar, çocuklar gibi daha savunmasız kesimlerin kentlerde karşılaştıkları zorluklar gündeme taşınmakta ve kentlerde yaşayan bütün kesimlerin söz hakkının olabildiği, katılımcı bir planlama modeli arayışı sürmektedir. Bunun yanında, bilimin ve akılcı öngörülerin yerini giderek bürokrasinin ve siyasi aktörlerin baskın geldiği bir yapıya bırakması, kamusal alan ve hizmetlerin adil olmayan dağılımını ve kullanım ayrıcalıklarını doğurmuş; planlama ve kent düzleminde "adalet" arayışını gündeme getirmiştir.

Öte yandan, günümüz teknolojisi ve güncel üretim - uygulama tekniklerinin sağladığı kolaylıklar, dünyadaki sürdürülebilir yaşam dengelerini bozan başlıca ölçek olan kentlerde "akıllı" plan ve projelerin kar amaçlı yatırımlardan daha öncelikli olduğunu ortaya koymaktadır. Geçmişte çözemediğimiz ve bugün üzerine yeni sorun başlıklarının eklendiği meslek alanımıza dair yeni yaklaşımlar ve çözüm önerilerini "yeniden" düşünmemiz ve bir adım öteye taşımamız gerekmektedir. Bu nedenlerle 7. Şehircilik Kongresi`nin başlığı  "Herkes İçin Kent, Herkes İçin Planlama: Akıllıca, Adaletle, Yeniden" olarak belirlenmiş ve birlikte planlamanın koşullarının nasıl oluşturulacağı, planlama paradigmasındaki dönüşümün pratikte nasıl gerçekleşeceği konularının tartışılması amaçlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda aşağıdaki başlıklar altında bildiri sunumları beklenmektedir:

Adalet:

- Konut Alanlarında,

- Kamusal Alanda,

- Kamu Mülklerinde,

- Kentsel Hizmetlerde,

- Çalışma Alanlarında,

- Doğal ve Tarihi Dokuda,

- Ulaşım ve İletişim Alanında,

Akıllı:

- Coğrafi Bilgi Sistemleri,

- Kentsel Yatırım ve Projeler,

- Kadınlar, Engelliler, Yaşlılar, Çocuklar İçin Çözümler,

- Ekoloji,

- Finans,

- Arazi Kullanım,

Yeniden:

- Kent Planlama,

- Yerel Yönetimler,

- Kentsel Muhalefet,

- Sınıflar ve Yoksulluk,

- Mülkiyet,

- Kent Hakkı,

Bildiri Özetlerinin Teslimi

"Herkes İçin Kent, Herkes İçin Planlama: Akıllıca, Adaletle, Yeniden" üst başlığının objektif bir bakış açısı ile tartışıldığı bir ortam oluşturmayı hedefleyen Kongrede, verilen başlıklarda tartışmaların çeşitlenmesi amacı ile başta şehir plancısı meslektaşlarımız olmak üzere, kentsel sorunlar üzerine düşünen uzmanları bildiri sunmaya davet ediyoruz.

Kongreye yazılı bildirilerin yanı sıra, poster bildiriler ile katılmak da mümkün olacaktır. Poster bildiriler etkinliğin amacına uygun sunumlardan seçilecektir. Kongrede ayrıca tema ile ilgili çalışmaları ve uygulamaları olan yurtiçinden ve yurtdışından bilim insanları ile çeşitli kurum, platform ve derneğin çağrılı olarak katılımları sağlanacaktır.

Bildiri sunmak isteyenlerin 500 kelimeyi geçmeyecek şekilde hazırlanmış bildiri özetlerini ve poster önerilerini, 01 Haziran 2011 tarihine kadar aşağıda belirtilen iletişim adresinde olacak şekilde posta, faks, tercihen elektronik posta yolu ile iletmeleri beklenmektedir.

Sunulacak bildirinin amaç, yöntem ve beklenen sonuçlarını içeren bir özeti şeklindeki bildiri özetleri, 3 ayrı Bilim Kuruluna dağıtılacak ve Bilim Kurullarınca yapılacak değerlendirmeler, 30 Haziran 2011 tarihinde bildiri sahiplerine bildirilecektir. Kongrede sunumu Bilim Kurulunca uygun bulunan bildirilerin, 30 Eylül 2011 tarihine kadar aşağıdaki iletişim adresine iletilmesi ve bildiri ile birlikte kısa bir özgeçmişin de gönderilmesi beklenmektedir.

Bildiriler fotoğraf, harita, çizim vb. görsel malzeme içeriyorsa metnin özgün biçimi yanında, salt metinden oluşan ve görsel malzemelerden oluşan iki ayrı dosya da gönderilmelidir. Başvuruda bildiri sahibinin adı, soyadı, mesleği, çalıştığı kurum, görevi, adresi, telefon, faks, e-posta, bildiri başlığı ve sunuşta kullanılacak ek cihazlar (tepegöz, slayt, datashow, projeksiyon, dizüstü bilgisayar, vb.) belirtilmelidir.

Kongre Takvimi:

Bildiri Özeti Gönderimi İçin Son Tarih: 01 Haziran 2011

Özetlerin Kabul Bildirimi: 30 Haziran 2011

Bildirilerin Teslimi: 30 Eylül 2011

Kongre Tarihi: 14-16 Kasım 2011

Sekreterya İletişim Adresi:


TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi

Adres: Emirhan Caddesi Bayındır Çıkmazı Sokak Uygar Apt. No:1/1 Dikilitaş/Beşiktaş-İstanbul

Telefon: 0212 275 43 67

Faks:     0212 272 91 19

e-posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

 

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version