Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

Çarşamba Semineri`nde bu hafta: Tarihi Yarımada Yönetilebilir mi?”

 

Çarşamba Seminerlerinin 1 Nisan 2009’daki konuğu Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. İclal Dinçer Hocamız oldu. “Tarihi Yarımda Yönetilebilir mi?” adlı seminerde, Tarihi Yarımada’da gerçekleştirilen projeler, bunların karar alım süreçleri ve dayandığı yasalar üzerine bilgilendirici bir konuşma gerçekleşti.

Seminere “Tarihi Yarımada Yönetilebilir mi? sorusunu bizlere sorarak başlayan hocamız, seminer sonunda bu soruyu tekrar soracağını belirterek sunumunu gerçekleştirdi.

Seminerde Tarihi Yarımada’nın yönetilebilir mi, yönetilirse nasıl yönetilir, bunun yöntemi nedir sorularının cevabını, tarihsel sürecin bir özeti ve beyin fırtınası eşliğinde bulmaya çalıştık.

“Tarihi Yarımada’nın Dünya Mirası Sürecinde Yaşadığı Kırılma Noktaları…”

Öncelikle İclal Dinçer, Tarihi Yarımada’nın Dünya Mirası kavramı ile nasıl işlevlendirildiğini açıklamaya çalıştı. Ardından bu süreç içinde gerçekleşen önemli kırılma noktalarına değindi:

·  Henri Prost’un Planı: 1936

·  Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu (GEEAYK) tarafından Sultanahmet ve Ayasofya çevresinin arkeolojik park ilan edilmesi: 1953

·  Sur içi Nazım İmar Planı: 1964

·  UNESCO Dünya Miras Sözleşmesi: 1972

·  Dünya Miras Komitesi-Dünya Miras Fonu: 1976

·  Türkiye’nin sözleşmeyi kabulü: 1983

·  İstanbul’un Dünya Miras Listesine alınması: 1985

Sözleşmenin kabulünde Tarihi Yarımada’nın 4 alan üzerinden miras kabul edildiğine değinen hocamız, aslında Tarihi Yarımada’nın bir bütün olduğunu ve tamamının üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini dile getirdi. Bu dört alan şunlardı:

·  Zeyrek

·  Sur Koruma Alanı

·  Arkeoloji Parkı

·  Süleymaniye

Bunların dışında adaylık için potansiyeli yüksek olan birçok alanın varlığına dikkat çeken İclal Dinçer, bunları şu şekilde sıraladı:

1.      Kapalı Çarşı-Hanlar Bölgesi

2.      Fatih Külliyesi

3.      Haseki-Cerrahpaşa Bölgesi

4.      Fener-Balat

5.      Eyüp Koruma Alanı

6.      Galata-Beyoğlu Bölgesi

Ardından önemli kırılmalara geri dönersek:

·  Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı: 1990

·  1990 onaylı KAİP nın İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesi:17.11.1994

·  Yapılan itiraza dayalı olarak Danıştay’ın plan iptal kararını bozması: 19.6.1995

·  Sözleşmenin İzleme ve Raporlama maddesinin değişmesi: 1998

·  İstanbul’un Yönetim Planının istenmesi: 2000

·  KTVKK’nda Yönetim planı kavramı: 2004

·  Alan Yönetimi ile ilgili Yönetmelik: 2005

·  5366 sayılı Yasanın kabul edilmesi: 2005

·  Tarihi Yarımada’nın tümünün sit alanı ilan edilmesi: 12.7.1995

·  Geçiş Dönemi Yapılanma Koşulları dönemi: 1995 - 2005

·  Tarihi Yarımada KAİP’nın onaylanması: 26.01.2005

·  Tarihi Yarımada’da yenileme alanı ilanları: 2006

·  Haliç metro köprüsü avan proje onayı: 2005

·  MarmaRay kazıları: 2005-….

·  İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçiş Projesi: 2009

·  Tarihi Yarımada KAİP’nın iptal edilmesi: …..2008

·  IV no.lu KTVKK plan kararlarını Geçiş dönemi yapılanma koşulları olarak kabul etmesi….2008

·  Bu kararın iptal edilmek üzere mahkemeye verilmesi 2008

·  KAİP çalışmalarının tekrar başlaması 2008

2005 yılında hazırlanan planı göstererek mimarlar odasının açmış olduğu davaya ve planın iptaline değindi. Bu dönemde yenileme alanlarının ilan edildiğinin altını çizerek bu alanları sıraladı: Sulukule, Fener-Balat, Süleymaniye. Yine aynı dönemde Koruma Amaçlı İmar Planı’nında değişiklik kabul edilmeden Marmaray Kazıları’nın başladığına dikkat çekti.

“Aynı yıllara denk gelen bir proje daha var: İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçit Projesi, Ocak ayı itibari ile bu proje onaylanmış bulunuyor. Bu proje Tarihi Yarımada’yı tamamıyla değiştirecek bir proje. Tüm bunlardan sonra Tarihi Yarımada yönetiliyor mu buna karar vermek lazım. Ya da kimin yönettiğine.”

Ardından hocamız Tarihi Yarımada’da ilan edilmiş olan yenileme alanlarına değindi. Marmara Kıyılarında ilan edilen yenileme alanlarına dikkat çekti. Sultanahmet’ten Surların bitimine kadar tüm kıyının yenileme alanı ilan edildiğini gördük. Bunların dışında Avan Proje onayları alınmış Sulukule, Fener-Balat ve Süleymaniye projelerine değinerek her birinin projelerinin, yöntemlerinin ve alınan kararların farklı olduğuna dikkat çekti.

Tarihi yarımadada özellikle ulaşımla ilgili alınmış üç büyük karara dikkat çeken hocamız, bunların tarihi yarımadaya etkileri üzerinde durdu.

“Tarihi Yarımada’da 3 Önemli Ulaşım Kararı…”

1.      Haliç Metro Köprüsü: Koruma Amaçlı İmar Projesi sırasında yer amaçlı onaylanmıştır.

2.      Marmaray Kazıları: Koruma kararları içinde bulunmamaktadır. Sirkeci’de yerin altına giren proje Yenikapı’dan Çıkmaktadır.

“İki projenin çıkış noktası aynıdır fakat birbirlerinden ayrı projelendirildiği için şu anda şu anda bu birleşme noktası çözümlendirilmeye çalışılmaktadır. Aynı noktada Yenikapı arkeoloji kazılarıyla bir müze yapılması fikri gündemdedir ve tartışılmaktadır.”

3.      Boğaz Tüp Geçit Projesi: 8 Şeritli bir karayolunu Tarihi Yarımada’nın ortasından çıkartan bir projedir. Ve Tarihi Yarımada’da gerçekleştireceği tahribat çok büyüktür.

Tarihi Yarımada Yönetilirken Temel Yasalar Nelerdir diye bakarsak:

·  İmar Yasası

·  Büyükşehir Belediyesi Yasası

·  Belediye Yasası

·  Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasa Yönetmelik ve İlke kararları

·  Alan Yönetimi Yönetmeliği

·  İstanbul 2010 Yasası

·  5366 sayılı Yasa ve Yönetmeliği

·  Toplu Konut Yasası

·  Özelleştirme Yasası

·  Kıyı Yasası

İclal Hoca “Özelleştirme Yasası” nın 5366 kadar dikkat çekmemekle birlikte önemli bir yasa olduğuna dikkat çekti. Bunların dışında da birçok yasanında etkisi olduğunun altını çizdi.

“Tarihi Yarımada Yönetilirken Temel Kurumlar Nelerdir diye bakarsak…”

·  Kültür ve Turizm Bakanlığı

·  İstanbul Büyükşehir Belediyesi

·  Alan Yönetimi Başkanlığı

·  İstanbul 2010 Ajansı

·  Fatih Belediyesi

·  İstanbul IV no.lu KTVK Kurulu

·  Yenileme Alanları KTVK Kurulu

·  Yenileme Alanları KTVKK Kurulu

·  DHL/ Ulaştırma Bakanlığı

·  Özelleştirme İdaresi

·  Vakıflar Genel Müdürlüğü

·  BİMTAŞ

·  TOKİ

·  KİPTAŞ

·  TEK

·  İSKİ

·  Ve bunarlın dışında birçok kurum söz sahibidir.

Ardından dünyadan örneklere göz attık.

“Dünya Miras Sözleşmesi’nde “Koruma ve Yönetim” kavramını: ““…Kültür varlığının bir dünya mirası olarak tanımlandığı dönemdeki bütünlüğünün ve özgünlüğünün gelecekte de devam ettirilmesinden ya da geliştirilmesinden emin olunması…”  şeklinde açıklanır.

Viyana Momerandum’ u tarihi yapılar ile yenilikçi yapıların nasıl birbirine entegre edilebileceğini tartışır. Buda dünya mirası sözleşmesinin gittikçe yumuşadığının göstergesidir.”

 

“Dünya Miras Sözleşmesi’nde “Etkin Yönetim”  Unsurlarına baktığımızda..”

·  Dünya miras varlığının tüm kurumsal paydaşlar tarafından tümüyle aynı şekilde algılanması ve değerlendirilmesi

·  Planlama-uygulama-izleme-değerlendirme ve geri besleme döngüsünün çalıştırılması

·  Aktörlerin ve kurumsal paydaşların katılımı

·  Yönetimin nicel verilere dayalı ve şeffaf bir biçimde gerçekleştirilmesi

·  Bilgilerin tüm ilgililerin ulaşabileceği şeffaflıkta üretilmesi ve paylaşılması

·  Kapasite geliştirme

 “Ülkemizde “Katılım” zaten çok sorunlu ilerliyor, Çok el yordamıyla gerçekleştirilmeye çalışıyor.”

“Başarılı bir Dünya Miras Alanı Yönetim Planı için şu soruları sormak ve cevabını almak gerekir…”

1.Alanda ne vardır? Miras alanında yer alan ve sadece üstün evrensel değer taşıyan özellikleri değil tüm kullanımları kapsayan bir tanım yapılmalıdır.


2.Önemli olan nedir ve niçin önemlidir ? Tüm kültür varlıkları öncelik sıralamasına göre tanımlanmalıdır. Bu tanımlama sadece üstün evrensel değer taşıyanları değil, ulusal, bölgesel ve yerel değerleri de kapsamalıdır. 


3.Kültür varlıklarını yıpratan nedir ? Kültür varlıklarını yıpratan sorunlar ve bu değerlerin sürdürülebilir kullanımı için izlenecek yollar net olarak tanımlanmalıdır.


4.Kültür varlıklarını yerinde korumak için ne tür politikalar gerekir? Yıpranmalara karşı ve alanın kimliğini ve sürdürülebilir kullanımını geliştirmek için geliştirilecek politikalar açıklanmalıdır (eğitim, tanıtım vb dahil)


5.Politikalar nasıl uygulanır ve izlenir? Planın uygulama araçlarının ve etkinliği için izleme ve gözden geçirme düzenlemeleri tanımlanmalıdır.

Ve son olarak İclal Dinçer UNESCO Dünya Miras Komitesi Tavsiye Kararları’nı hatırlatıp bunlar üzerine bir yorumlama gerçekleştirdi:

a)      Yönetim ve eşgüdüm

b)      Koruma Standartları

c)      Yeni gelişmelerin etki değerlendirmesi

d)      Kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri

e)      Arkeolojik düzenlemeler

f)        Afet çalışmaları

g)      Kültür varlıkları için mali destek

h)      Farkındalığı artırma

Buradaki uyarıları hocamız eklemeleri ile genişletti:

Yönetim ve eşgüdüm

·  Dünya Miras Alanı Yönetim Planı çalışmaları başlatılmıştır.

Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı İmar Planı İdari Mahkeme tarafından iptal edildi.

İlgili KTVKK Geçiş dönemi yapılanma koşullarını plan kararı olarak kabul etti.

Mimarlar Odası bu karara karşı dava açtı.

·  Turizm yönetim planı henüz hazırlanmamıştır.

Trafik yönetimi için de genel bir plan yoktur.

Tarihi Yarımadayı Asya yakasıyla birleştirmek üzere teklif edilen motorlu araç tüneli, alan üzerindeki trafik baskısını ciddi ölçüde arttıracaktır.

            Bu konudaki ihale 13 Ocak 2009 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

Olumlu konular:

·  İstanbul Alan Yönetim Başkanlığının kurulması

·  Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) kurulması

 

Olumsuzluklar:

·  Sorumlu kurumlar arasında koordinasyon zayıftır.

·  Belediyeler koruma politikaları hakkında bilinçli değildirler.

·  Uygulama ve izleme konusunda görev yapacak uzman personel eksiktir.

·  Fatih Belediyesi tarafından Zeyrek’te dört adet;

·  KİPTAŞ tarafından Süleymaniye’de dokuz adet;

·  Fatih Belediyesi tarafından Sulukule’de ….. adet tescilli yapı yıktırılmıştır.

           

Koruma standartları  

·  Anemas Zindanları, Tekfur Sarayı ve Teodosious Surları’na ait çalışmalar koruma standartlarına uygun olarak revize edilip UNESCO’ya sunulmamıştır.

·  Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen projeler Dünya Miras Alanları koruma normlarına uymamaktadır. 

Yeni gelişmelerin etki değerlendirmesi

·  Avan projesi 2005 yılında onaylanan Haliç metro köprüsü 65 metre yüksekliğindeki ayaklarıyla Süleymaniye Camiinin manzarasını olumsuz biçimde etkileyecektir ve bu yapının  etki değerlendirmesi yapılmamıştır. 19 Aralık 2008’de uygulama sözleşmesi imzalandı, 600 günde bitecek.

·  Four Seasons otelinin etki değerlendirmesi henüz Dünya Miras Merkezine sunulmamıştır. İlgili şirketin tüm faaliyetleri durdurduğu izlenmektedir.

·  Daha önce endişe kaynağı olan yüksek yapı tekliflerinden vazgeçilmektedir. Bu kapsamda yeni teklifler hazırlanmaktadır. Yeni imar faaliyetlerinin, kültür mirası varlıklar açısından arz ettiği tehdit büyük ölçüde azalmıştır.

Kentsel dönüşüm ve yenileme projeleri

·  5366 sayılı Yasa’nın uygulamasıyla ilgili kaygı artarak devam etmektedir.

·  Süleymaniye, Zeyrek, Ayvansaray Cankurtaran ve Sultanahmet bölgelerindeki  projeler  yeni yapı inşa etmek yerine mevcut tarihi binaların korunmasına öncelik verecek şekilde revize edilmemiştir.

·  Ayrıca Fatih Belediyesi tarafından geliştirilen Sulukule Kentsel Yenileme Projesi uzun süredir bölgede yerleşik olan azınlık Roman nüfusunu yerinden etmektedir. Proje kapsamlı tartışmalarla karşı karşıyadır ve koruma, sosyal gereksinimler, yerel topluluğun kimliği arasında bir denge oluşturulmalıdır. Belediye uygulama projesi hazırlıklarına başlamıştır.

·  Beyoğlu Belediyesi tampon bölgeye katılması uygun olan Tarlabaşı bölgesi için bir yenileme projesi geliştirmiştir.

Arkeolojik düzenlemeler

·  Marmaray Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi kapsamında etkileyici arkeolojik kurtarma çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Afet çalışmaları

·  Dünya Bankası tarafından finanse edilen İstanbul Sismik Riskin Azaltıması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (ISMEP) uygun yetkinliğe sahip uluslararası uzman danışmanlık firmaları tarafından yürütülmektedir.

Kültür varlıkları için mali destek

·  İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesine tahsis edilen 250 milyon YTL nin 50 milyon YTL sinin Dünya Miras alanının korunmasına harcanması olumludur.

 

Farkındalığı artırma

İstanbul’un Dünya Mirası statüsü konusunda bilinçlendirmeye verilen kurumsal destek zayıftır.

 

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version