Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

Gentrification - Mülkiyet İlişkisi: Asmalı Mescit Örneği

Bu bitirme ödevi çalışmasında, son yıllarda ülkemizde de yoğun biçimde yaşanmaya başlanan “gentrification” süreci ve bu sürecin hem sebepleri hem de sonuçları arasında kendini gösteren “mülkiyet değişimleri” ve bu iki olgunun birbiriyle ilişkileri ele alınmıştır.   

Gentrification süreci ile mülkiyet yapısı  ilişkisinin örneklenmesi  için, Asmalı Mescit bölgesi, inceleme alanı olarak seçilmiştir..

Bu çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır.  İlk üç bölümde kentsel yenileme kavramı, gentrification süreci ve mülkiyet kavramı ayrıntılı olarak incelenmiştir. 

Kentsel yenileme kavramının açıklandığı ilk bölüm gentrification sürecine bir giriş oluşturmak amacıyla tez bünyesinde bulunan bir bölümdür. 

İkinci bölümde, gentrification sürecinin sebepleri, sonuçları, “gentrification” kelimesinin anlamı üzerinde yoğunlaşan argümanlar, süreç aktörleri irdelenmiştir. 

Üçüncü bölüm, mülkiyet kavramı ile  ilgili ayrıntılı bir araştırma sonucu oluşturulmuş bir bölümdür.  Bu bölümde, mülkiyet anlayışının tarihsel süreç içerisinde geçirdiği değişim irdelenmiş,  mülkiyet kavramının sosyal, felsefi ve ekonomik perspektiflerden değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Dördüncü bölümde, çalışmada örnek teşkil etmesi amacıyla incelenen Asmalı Mescit bölgesinin İstanbul bütünündeki yeri ve önemini anlayabilmek amacıyla Beyoğlu’nun tarihsel süreç içerisinde yaşadığı değişim incelenmiştir. 

Son bölüm olan beşinci bölüm ise çalışmanın en özgün kısmını oluşturmaktadır.  Bu bölümden önceki diğer tüm bölümlerde incelenen kavram ve süreçler, bu bölümde birbirleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.  Yine bu bölümde, Asmalı Mescit’in tarihsel süreç içerisindeki değişimine değinilmiş, tapu müdürlüğünden edilen tapu kayıtları ile mülkiyet-gentrification ilişkisi kurulmaya çalışılmıştır.

Bu bitirme ödevi çalışması için öncelikle literatür araştırması yapılmıştır.  Bölümlerle ilgili makale ve kitapların taranmasının ardından, çalışma alanı olarak seçilen bölgede bize en çok veri sağlayabilecek alanı seçebilmek için bölgede yaşayanlarla ön  mülakatlar yapılmış, bu mülakatlar sonucunda da “Sofyalı Sokak” ana çalışma mekanı olarak belirlenmiştir.  Daha sonra okuldan alınan özel izin yardımı ile Tapu Müdürlüğü’nden, Sofyalı Sokak’ta yer alan parsellerin tapu kayıtlarına ulaşılmıştır.  Bu safhadan sonra ise, alanda tekrar mülakatlar yapılmış, muhtar, emlakçılar, burada yaşayan ve gentrification sürecinin aktörlerinden olan yazarlar, sanatçılar ve yine bu süreçte kilit  rol oynayan şahıslarla yüzyüze görüşmeler yapılmıştır.  Ayrıca, çalışmanın görsel anlamda da açıklayıcı hale gelebilmesi için, sokağın ve sokakta yer alan parsellerin fotoğrafları çekilmiştir.

Gentrification, kesin bir yargı olmamakla birlikte, araştırma çevrelerince en çok kabul gören görüşe göre; “fiziksel ve sosyo-kültürel çevresi bozulmuş alanlarda, özellikle de tarihi kent parçalarında yaşayan alt gelir grubunun yerinden edilerek, bir üst gelir grubunun bu alanlara yerleşmesi süreci” olarak tanımlanmaktadır.  Bu süreç içerisinde, gentrifiye edilen bülgede yaşayan insan profili kadar, mülkiyet yapıları da değişmektedir.

Bazı çevrelerce en temel haklardan biri, bazı çevrelerce de hırsızlık olarak kabul edilen mülkiyet ise; gentrifiye edilen bu tarihi kent parçalarında,”rant”a bağımlı bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.  Kent merkezlerinde yaşanan bu sürecin “mülkiyetin el değiştirmesi”nde oldukça büyük bir etkisi vardır. 

Araştırma bölgesi olarak seçilen Asmalı Mescit-Sofyalı Sokak’ta bir süredir yaşanmakta olan gentrification süreci de, bu bölgedeki mülkiyet yapısında bir çok değişimlerin yaşanmasına, kırılma noktalarının oluşmasına neden olmuştur.  Bölgede 2000’li yıllarda mülkler üzerinde yoğun el değiştirmeler yaşanmış (rant, sosyo-kültürel çekicilik gibi nedenlerle talep artmıştır), zaman zaman sahiplik biçimleri (ev sahibi-kiracı), zaman zaman da mülk sahiplerinin cinsiyetlerinde değişimler yaşanmıştır.  Mülkiyet yapısında bu tip değişimlerin artması da, bu oluşumlara neden olan “gentrification” sürecinin ivme kazanmasına yol açmıştır.

Anahtar Kelimeler: Gentrification, mülkiyet, kentsel arsa mülkiyeti, Asmalı Mescit-Sofyalı Sokak, Beyoğlu, kentsel yenileme eylemi,sosyo-kültürel çeşitlilik, yerinden edilme.

 

 

 

 

Küreselleşme ile birlikte farklı coğrafyalarda gentrification ve buna benzer kentsel yenileme süreçleri yaşanmaya başlanmıştır.  İlk örnekleri, kapitalist ülkelerin tarihi kent merkezlerinde görülen bu süreç, son bir kaç yıldır İstanbul’da da yaşanmaktadır.  Çalışma alanı olarak seçilen Asmalı Mescit bölgesi de, bu sürecin   yoğun olarak yaşandığı bölgelerdendir. 

20. yüzyılın ikinci yarısında , kırsal göç ve hızlı kentleşme sonucu İstanbul’un aşırı büyümesi, yeni yeni semtlerin gelişmesi, eğlence kuruluşlarının, ticaretin ve zengin ailelerin Beyoğlu’ndan, bu yeni gelişen çağdaş alt merkezlere dağılımı ve toplumun kültürel değişimi gibi çeşitli nedenlerden ötürü Beyoğlu’na olan ilgi azalmış, ve burada çöküntü bölgeleri oluşmaya başlamıştır.  Asmalı Mescit bölgesi de, günümüzden bir kaç yıl öncesine kadar, bu çöküntü alanları arasında kendini göstermektedir.

Ancak, son bir kaç yıldır, İstanbul’un ve Beyoğlu’nun bazı bölgelerinde olduğu gibi Asmalı Mescit bölgesi de fiziksel ve sosyo-kültürel anlamda ciddi değişimler yaşamaktadır.  Bölgede bir süredir köhnemeye terk edilmiş tarihsel değer taşıyan yapılar, bölgede yaşayan insan profilinin değişimiyle beraber birer birer yenilenmekte, restore edilmektedir.  Bu fiziksel değişimin  yanısıra, yapıların işlevlerine dair değişimler de yaşanmaktadır.

Asmalı Mescit Mahallesi-Sofyalı Sokak’ta bulunan parsellerin tapu kayıtları incelendiğinde, bölgede yaşanan gentrification sürecinin, buradaki mülkler üzerinde yoğun el değiştirmelere de neden olduğu açık bir biçimde görülmektedir.  Tapu kayıtlarına göre; özellikle 2000’li yıllarla birlikte mülklerin el değiştirmesi konusunda bir kırılma noktası yaşanmıştır.   Çöküş sürecinin yaşandığı dönemlerde bölgede unutulmuş, eskimiş yüzler, hayatı yolunda gitmeyen kadınlar ve erkekler, esrarkeşler yaşamaktadır, ve yine bu dönemde bölgede imalathaneler açılmıştır.  Bu dönemlerde bölge, birçok kişinin geçmeye bile cesaret edemediği bir hal almıştır. 

 2000’li yıllara gelindiğinde ise, bölgede ev fiyatlarının oldukça düşmüş olması, hizmet sektöründe çalışan ve “yuppie” olarak adlandırılan genç ve iyi eğitimli profesyonellerin iş yerlerine yakın muhitlerde oturmak istemeleri sonucu kent merkezlerine dönmeye başlaması ve bu nedenle kent merkezlerinde bulunan konut stokuna olan talebin artması,  toplumun kadına bakışındaki katılığın kısmen de olsa azalması ve kadınların yalnız yaşayabilme özgürlüğü elde etmesi  ve özellikle sanat çevrelerinin değişiklik, renklilik, özgünlük arayışları sonucu, Asmalı Mescit ve çevresinde canlanmalar, yenilenme ve değişimler görülmeye başlanmıştır.  Yani “gentrification” sürecinin aktörleri karşımıza çoğunlukla, “yuppie” olarak adlandırılan genç profesyoneller, kadınlar ve sanat ile uğraşanlar olarak çıkmaktadır.  

 Asmalı Mescit-Sofyalı Sokak’ta yaşananlar da bu genel durumdan farklı değildir.  Tarihi , özgün ve ucuz konut stoku nedeniyle Asmalı Mescit bu kesimlerce oldukça dikkat çeken bir mekan haline gelmiştir.  Bunun yanında, oldukça merkezi bir konuma sahip olması ve iş  yerlerine, eğlence ve kültür-sanat mekanlarına yakınlığı da, bölgenin bu denli tercih edilir hale gelmesinde önemli rol oynamıştır.    

Tüm bu nedenlerden dolayı Asmalı Mescit’te ve inceleme alanı olarak belirlediğimiz Sofyalı Sokak’ta parsel mülkiyetlerinde el değiştirmeler başlamıştır.  Bu el değiştirmeler  de, burada kiracı olarak bulunanların, evinde kiracı bulunduran veya fiilen kendisi ikamet eden ev sahiplerinin  doğrudan ya da dolaylı terklerine neden olmuştur (Günümüzde yavaş yavaş tartışılmaya başlanan gentrification sürecinin en çok gözardı edilen noktalarından birisi de terk eden yada terk etmek zorunda kalan kesime ne olduğudur.  Terk etmek zorunda kalan bu kesimin neredeyse hiçbir sorununun tartışılmıyor ve haliyle de çözülemiyor olması, zaman içerisinde ciddi sosyo-kültürel uyumsuzluklara, sosyal kapitalin zedelenmesine, suç oranlarının artmasına ve toplumdan kopma sürecinin başlamasına neden olmaktadır ya da olacaktır.  Sürece dair yapılabilecek en olumsuz eleştiri de bu yönde olmalıdır.).

Parsellerin yeni sahipleri ise çoğunlukla mülklerini hem konut hem de işletme olarak  kullanmaktadırlar Parseller üzerindeki yapıların alt katları genellikle kafe, restoran, sergi salonu olarak kullanılmakta  iken, üst katların bir kısmı ise konut işlevi görmektedir.  Kafe ya da restoranlarda kadın işletmecilerin oranı dikkat çekecek kadar çoktur –ki bu durum da yaşanmakta olan gentrification sürecinin aktörler bazında açık göstergelerinden sayılabilir-.  Mekanda bulunan  işletmelerin müşterileri, konukları çoğunlukla yine işletmecilere benzer özellik gösteren, sanatçılar, genç profesyoneller, kadınlar ve öğrencilerdir.  

2000’li yıllarla başlayan bu değişim, bölgeyi tercih eden ve aslında gentrification sürecini başlatan aktörlere talep ettikleri yaşantıya ulaşmanın yanında maddi getiriler de sağlamıştır. Hatta bu maddi getirilerin oldukça çekici boyutlara ulaşması, zamanla sürecin devamını sağlayacak yeni aktörlerin katılımına neden olmuştur.  Bölgenin yoğun ilgi çekmesi ile yeni yeni aktörler buraya yatırım yapmaya başlamışlardır –ki bu durum bölgede rant değerinin de her geçen gün yükselmesinin sebep ve sonuçları arasında önemli bir paya sahiptir-.  Daha önceki bölümlerde sözü geçen kentsel arsa mülkiyeti kapsamında değinilen tekelci rant biçimi bu bölge için kısmen de olsa geçerlidir. Tekelci ranta konu olan mekan yani çalışma alanı olarak seçilen Asmalı Mescit, yaşanan gentrification süreci ile kazandığı özellikleri, geçmişi, konumu nedeniyle iş yapma potansiyeli çok yüksek olan ve kent mekanında tekil, sayısı arttırılamayacak olan bir alan olma özelliği taşımaktadır. Ve buradaki işletmelerin kendi etrafında oluşturduğu pazar alanları dolayısıyla yüksek gelir getirecek bir mekan halini almıştır.

Rantın artışı mekana olan işletmeci ve tüketici talebini arttırmış bu durum da rantların yeniden artışına neden olmuştur.  Özetle; gentrification adı verilen süreç ile mülkiyet yapısı ve bu yapıdaki değişimler arasında oldukça grift bir ilişki mevcuttur ve aslında her bir olgu bir diğerinin hem nedenleri hem de sonuçları arasında  önemli rol oynamaktadır.

 

Güneş Eraslan; MSGSU Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Lisans Bitirme Tezi,İstanbul, 2004

 

İletişim: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version