Planlama.Org - Şehir Plancılarının haber portalı

Bölünmüş Kentlerde Şehir Planlama ve Barış İnşa Etme

Makale: Scott BOLENS.*

Çeviri: Gizem CANER

Kudüs, Belfast ve Lefkoşa gibi politik anlaşmazlık içerisinde ya da Beyrut, Berlin, Johannesburg ve Saraybosna gibi savaş ve çatışmadan (conflict) sonra yeniden doğmakta olan kentlerde şehir ve bölge planlamanın rolü ne olmalıdır? Daha geniş anlamda, dünya çapında gündelik şiddete maruz kalmayan ama yine de gruplar arası farklılıklar nedeniyle sık sık gerilimlere tanık olan çoklu etnik yapısı olan (multi-ethnic) birçok kentte şehir planlama ne yapabilir?

 

İlk bakışta, planlama pratiğinin birçok özelliğinin etnik olarak polarize olmuş kentlerdeki sorun ve koşullar için yetersiz kaldığı göze çarpmaktadır. Bu özellikler arasında; planlamanın düzenleyici tabanı, mevcut durumun korunmasına yönelik eğilimi ve din, etnik yapı ve ırk gibi sınıflandırmaları sorumluluk alanı dışında tutarak uzak durmaya çalışan yapısı sayılabilir. Sennett (1999) “çatışma politikalarının kentsel tasarımla ilişkilendirilmesi zordur” demektedir. Anwar Nusseibeh (aktaran Sennett 1999) ise “bana demokratik mekanın – demokrasinin galip olanlar ve esir ettikleri insanlar arasında mümkün olduğunu düşünsek bile – nasıl olduğunu gösteremezsiniz.  Bir duvarın katıksız şekli, bir sokağın kavisi, ışıklar ve bitkiler, gücün etkisini nasıl azaltabilir ya da adalet tutkusunu nasıl şekillendirebilir?” demektedir.

Ancak, planlamanın, gücün eylemsel bir biçimi olduğunu unutmamamız gerekir. Micheal Romann’ın, Kudüs’teki planlama üzerine Baskin ve Twite’ta (1993) aktardığı gibi “kentsel planlama sorunsalını, altında yatan politik çatışmadan ayıramayız çünkü kamulaştırma, bina, sınırlar vb tümü eşitsiz fırsatları ifade eder”.  Planlama, kentsel sistemin karşılıklı olarak katlanılabilir çok etnikli yaşam çevrelerinin, bağımsız olarak üretilmesi ya da engellenmesine neden olan maddesel ve sosyo-psikolojik niteliklerini etkiler – etnik komşulukların yaşama gücü, ekonomik fırsatlar, sosyo-ekonomik bütünleşme ve kültürel sembolizm gibi. Kentler, birbirleriyle çekişen kentsel gruplar arası etnik ya da ırksal gerilimlerin düzeyini etkilemekte birincil ya da direkt ‘etki’ler olmadıkları gibi, daha geniş toplumsal süreç ve davranışların durağan ve pasif yansıtıcıları da değildirler. Kentler önemlidir ve etkiledikleri kentsel değerlerin doğası gereği, plancıların etkileri vardır.

Planlamanın ve gelişme, barınma, hizmetler ve fırsatlar gibi kimi etkilerinin, ortaya çıkmakta olan çeşitli uluslar arası insan hakları ve güvenlik anlayışlarıyla ilişkileri bulunmaktadır. Kentsel gelişme ve planlama politikası, Birleşmiş Milletler’in (BM) 1966’da kabul ettiğiEkonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Anlaşması ve Sivil ve Politik Haklar Anlaşması’nda minimum standartları belirlenen temel insan gereksinimlerinin—kamu hizmetleri, insan hakları, iş olanakları, yemek ve barınma ve kara süreçlerine katılım—sağlanmasına sıkıca bağlıdır. Dahası, planlama, 1986 tarihli, 41/128 numaralı BM kararında açıkça ortaya koyulan “gelişme hakkı” (right to development) ile çok yakından ilişkilidir. Benzer bağlantılar, 1996 yılındaki İstanbul İnsan Yerleşmeleri Deklerasyonu’nda ortaya koyulan “yeterli barınma hakkı” ile de görülmektedir. Bu barınma hakları, kamu hizmetlerine, geçim yolu, planlama ve yerleşme kararlarına erişim gibi kentsel yaşam yönlerini içermektedir. Son olarak, UNDP tarafından 1994 yılında tanımlanan güvenlik kavramı, korku ve saldırıdan ‘sınırlı olarak özgür’ olmaktan, günlük yaşam mücadelesi, iş imkanları, eğitim, sağlık hizmetlerini de içeren özgürlük kavramına doğru kaymıştır. Planlama ve insan hakları arasındaki bu bağlantılardan ötürü, kent planlama, sıradan, teknik ya da konu dışı olarak görülmemeli, aksine, etnik çatışma sırasında ve sonrasında önemli bir rol oynama kapasitesine sahip olarak görülmelidir.

Politik ve etnik polarizasyon durumunda kentsel yönetimlerin benimseyebileceği dört planlama stratejisi bulunmaktadır.

Kentsel Politika Strateji Modelleri (Benvenisti 1986’dan uyarlama)

Nötr

Etnik çatışmanın kentsel semptomlarına bireysel düzeyde hitap eder

Partizan

Farklılıkları koruma/artırma

Eşitlikçi

Etnik çatışmanın kentsel semptomlarına etnik grup düzeyinde hitap eder

Çözücü

Kökteki nedenlere/bağımsızlık sorunlarına hitap eder

Nötr bir kentsel strateji kendisini etnik kimlik, güç eşitsizlikleri ve politik dışlanma gibi konulardan uzakta tutar. Planlama etnik açıdan nötr olarak hareket eder, ya da “renk körü” olarak. Bireysel düzeyde gereksinim ve farklılıklara müdahale eder. Plancılar, etnik gruplar arasındaki anlaşmazlıkları, bağımsızlık ve kimlikle ilişkili konulardan uzaklaştırarak, planlama süreçleri ve profesyonel normlarla çözülebilecek gündelik hizmet sağlama konularına yönlendirir. Buna zıt olarak partizan kentsel strateji, yetkili etnik grubun değerleri ve otoritesini destekleyerek, haklarından mahrum edilmiş grubun iddialarını reddeder. Stratejiler, bölgesel iddiaların sağlamlaştırılması ve genişletilmesini amaçlar ya da erişime ayrımcı kontrolü icra eder. Eşitlikçi stratejide, etnik grubun büyüklüğü ya da gereksinimleri gibi kriterler kullanılarak kentsel hizmetler ve harcamaların dağıtımı sağlanır. Bir eşitlikçi plancısı, grup kimliği odaklı iyileştirme ve olumlayıcı eylem politikalarının gerekliliğini tanımlama konusunda nötr plancıdan çok daha fazla bilinçlidir. Bir çözücü strateji, kentsel konuları, kentsel polarizasyonun temel nedenleriyle ilişkilendirmeye çalışır—güç dengesizlikleri, çelişik etnik grup kimlikleri ve yetki sorunları. Plancılar, hükümet politikalarının etkilerini hatta otoritesini sorgularlar ve bilimsel ve teknik bilgiyle sistem dönüşümünün süreçlerini bağlamaya çalışırlar. Belfast (Kuzey İrlanda), Kudüs (İsrail/Batı Şeria) ve Johannesburg’da (Güney Afrika) yapılan çok yıllı bir çalışmanın ardından bu tür planlama motiflerine rastlanmıştır (Ayrıntı için Bollens 2000 ve 1999’a bkz).

Üç Kentteki Kentsel Politika Stratejileri

BELFAST

NÖTR

Etnik bölgeselcilik, fiziksel bariyerleri kapsayan bir şekilde kabullenildi ancak aksi taktirde stratejik politika oluşturma feda edildi

KUDÜS

PARTİZAN

Stratejik planlama, İsrail’in varlığını mekansal ve demografik olarak sağlamlaştırmak ve kentsel sistemin fiziksel bariyerlerle bölünmemesini garanti altına almak için kullanıldı

JOHANNESBURG

(ırkçılık sonrası – post-apartheid)

ÇÖZÜCÜ

Politik müzakerelerde, kent inşa etme konuları, gayri resmi örgütler ve karşı gruplar aracılığıyla temel politik yetkilendirme konularıyla başarılı olarak ilişkilendirildi; planlama, insan ve politika haklarıyla birleştirildi

EŞİTLİKÇİ

Kentsel karar alma ve politika teknikleri yeniden yapılandırılarak kentsel bütünleşme, kompaktlık ve çok büyük kentsel eşitsizlikler konularına hitap etti.

Yoğun milliyetçi ve etnik çatışmalar yaşayan kentler, kentsel planlama ve politika oluşturma konularına kendilerni dönüştürme fırsatı tanır—teknik ve nesnel olarak partizan politikalar uygulayan bir uzmanlık olmaktan, derin farkları desteklemeye adanmış ahlaki açıklığa sahip bir uzmanlığa doğru. Polarize olmuş kentlerdeki çatışmalar eninde sonunda bağımsızlık ve bölgeselcilikle ilgilidir, kentsel hizmetlerin dağıtımıyla ilgili değil. Dolayısıyla, kentsel politika yapıcılar, bağımsızlık tartışmalarına, bölgesel kimlik ve karakteristikler ile belediye ve belediye altı düzeydeki temel sosyal organizasyon konusunda kendi düşünceleriyle katkıda bulunmalıdırlar. Plancılar için kilit, barışçıl birlikte yaşam olanaklarını geliştirecek planlama ve politika arasındaki ilişkiyi kullanabilmektir. Planlama gibi kentsel bir uzmanlığın kendi kendine özgürlük ve barış yaratması alışıldık bir durum değildir. Ancak, bu tür insani hedefleri mümkün kılan kentsel koşulları yaratma konusunda başarılıdır.

Kentsel/toplumsal barış inşa etmenin uzlaşmalı barış oluşturma (peacemaking) gibi daha geniş süreçlerle ilişkisi nedir? Kentsel politika yapıcılar, kentsel yaşamın iyileştirilmesi için, daha geniş barış gelişmelerini beklemeli mi, yoksa kentlerde yapılan eylemler, geniş barış oluşturmaya yardımcı hatta öncü olabilirler mi? Ben, kentsel politika oluşturmanın daha geniş barış süreçlerini beklememesi gerektiği görüşündeyim. Kentsel planlama, temel politik konulara bağlanabilir, Johannesburg örneğinde görüldüğü gibi. Kentler, dayanışmanın mekansal laboratuarları olabilirler. Kentsel hizmetler ve faydalar, iş imkanları, etnik kimliğin korunması ve bölgesel kontrol konularıyla ilgilenen politikalar, sokak, mahalle, topluluk ve iş yeri düzeyindeki barış inşa etme çabalarını oluştururlar. Aynı zamanda, kentsel politika oluşturma, ulusal düzeydeki gelişmeleri engelleyecek yerel barış inşa etme konusunda ileriye gitmemelidir. Bunun yerine, yerel barış inşa etme adına planlama, geniş barış oluşturma süreçlerinde gerekli bir yoldaş olarak görülmelidir.

Planlamayı sadece bir destek ya da teknik bir uzmanlık alanı olarak gören kimileri,  kentsel planlama politikasının sadece üzerinde uzlaşmaya varılmış politik çatışmalar sonrasında etkili olabileceğini düşünmektedirler. Ancak esas değeri daha yukarıda yer almaktadır—kentsel birlikte yaşamanın (coexistence) prensip ve pratiklerini, bir ülkenin temel politik parametrelerinin yeniden yapılandırılmasıyla birleştirerek, ulusal olarak barışın oluşturulmasını kolaylaştırma kapasitesinde.

Town Planning and Peace Building in Polarized Cities

* Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, Kaliforniya Üniversitesi, Irvine, ABD

Referanslar

· Baskin, Gershon and Robin Twite (eds.) 1993. The Future of Jerusalem. Proceedings of the First Israeli-Palestinian International Academic Seminar on the Future of Jerusalem. Jerusalem: Israel/Palestine Center for Research and Information.

· Benvenisti, Meron S. 1986. Conflicts and Contradictions. New York: Villard Books.

· Bollens, Scott A. 2000. On Narrow Ground: Urban Policy and Conflict in Jerusalem and Belfast. Albany, NY: State University of New York Press.

· Bollens, Scott A. 1999. Urban Peace-Building in Divided Societies: Belfast and Johannesburg Boulder, CO and Oxford, UK: Westview Press.

· Sennett, Richard. 1999. “The Spaces of Democracy.” Pp. 273-85 in Beauregard, Robert A. and

· Sophie Body-Gendrot (eds.) The Urban Moment: Cosmopolitan Essays on the Late-20th-Century City. Urban Affairs Annual Reviews No. 49. Thousand Oaks, CA: Sage.

Web design @GeNcDiNaMiK.com

Top Desktop version